Doğu Türkistan Davasına Sessiz Kalmayanlara Vefa Mesajı

Sürgündeki bilgin Abdullah Karakaş, Çin’in baskıcı politikaları nedeniyle anavatanlarından koparılan Doğu Türkistanlı Uygur Türkleri için yürüttüğü insan hakları mücadelesine destek olan kişi ve kuruluşlara yönelik anlamlı bir teşekkür mesajı yayımladı. 3. Göz Medya koordinasyonunda ve Enderun Spor Kulübü öncülüğünde İznik Gölü kıyısında düzenlenen buluşma, yalnızca bir iftar organizasyonu değil, ortak bir vicdanın ete kemiğe büründüğü bir insanlık buluşması olarak kayıtlara geçti.
Etkinlikte bir araya gelen gönüllüler, bu sofrada yalnızca yemek değil; tarihî bir hak arayışını, kardeşliği ve ortak hafızayı da paylaştı. Vatanlarından sürgün edilen, kültürleri yok edilmeye çalışılan Uygur Türklerine yönelik bu dayanışma örneği, Abdullah Karakaş tarafından “tarihe not düşülen bir insanlık duruşu” olarak nitelendirildi.
MUHARREM DEĞİRMEN’İN SORUMLU HABERCİLİK DURUŞU
Abdullah Karakaş’ın yayımladığı teşekkür mesajında, özel olarak ismini andığı gazeteciler arasında öne çıkan isimlerden biri Muharrem Değirmen oldu. Değirmen, yalnızca bir gazeteci olarak değil; aynı zamanda bir vicdan tanığı, bir hak savunucusu olarak Doğu Türkistan meselesine gösterdiği duyarlılıkla öne çıkıyor. Yıllardır Çin’in Uygur Türklerine uyguladığı sistematik baskı, asimilasyon ve soykırım politikalarını yazıları, söyleşileri ve sosyal medya paylaşımlarıyla gündemde tutan Değirmen, sessizliğe mahkûm edilmeye çalışılan bir halkın sesini duyurmaya çalışan az sayıdaki yerel gazeteciden biri.
Doğu Türkistan’da yaşanan toplu tutuklamalar, “yeniden eğitim” adı altında sürdürülen zorla Çinlileştirme politikaları, cami yıkımları, Kur’an yakmaları, zorunlu kürtajlar ve ailelerinden koparılan çocuklara ilişkin belgeleri yorumlayarak kamuoyuyla paylaşan Muharrem Değirmen; bu alandaki haberlerinde yalnızca bilgi vermekle yetinmeyip, okuyucuyu insanî ve ahlâkî bir farkındalığa davet ediyor. Değirmen’in haberciliği, bir gazetecilik refleksinden öte; susturulanların dili, unutulanların hafızası olma çabasıdır.
Bugüne kadar Doğu Türkistanlı mağdurlarla yaptığı röportajlarda, yaşanan acılara doğrudan tanıklık ederek bunları yayınlarına taşıyan Değirmen; konuyu sadece bir dış politika veya insan hakları meselesi olarak değil, bir insanlık krizi olarak ele alıyor. Kaleme aldığı haberlerde hiçbir zaman tarafsızlık adı altında zalim ile mazlumu eşitlemeye gitmeyen Değirmen, gazetecilikte nadir görülen bir duruşla, safını açıkça mazlumdan yana belirliyor. Bu yönüyle, mesleğin temel ilkelerine sadık kalarak aynı zamanda vicdani bir misyon da üstlenmiş oluyor.
İznik Gölü kıyısında düzenlenen son iftar organizasyonunu haberleştirerek, hem ulusal hem de yerel kamuoyunun dikkatini bu anlamlı dayanışmaya çeken Muharrem Değirmen, Abdullah Karakaş’ın da ifadesiyle bu sürecin yalnızca iletişim ayağını değil; tarihe düşülen vicdanî bir kaydı da üstlenmiş oldu. Değirmen’in haberleştirme biçimi, etkinliğin yüzeydeki sosyal yönünü değil, arkasındaki insanî mesajı öne çıkararak, organizasyonun ruhunu olduğu gibi yansıttı.
Abdullah Karakaş, bu katkıları nedeniyle Muharrem Değirmen’e özel bir teşekkür yönelterek, "Bu katkı sadece bir habercilik faaliyeti değil; unutulmaz bir vicdan tanıklığıdır" ifadeleriyle onu takdir etti. Karakaş’a göre Değirmen’in çabaları, yalnızca bir gazetecinin mesleğini yapmasından ibaret değil; bir halkın tarihine, acısına ve direnişine tanıklık eden, onları kayıt altına alan ve geleceğe taşıyan ahlaki bir duruşun göstergesi.
ABDULLAH KARAKAŞ’TAN MUHARREM DEĞİRMEN’E VEFA VE TAKDİR
Muharrem Değirmen, yıllardır Doğu Türkistan meselesini cesurca gündeme taşıyan, hakikatin peşinden hiç vazgeçmeyen nadir gazetecilerimizden biridir. Onun bu kararlı ve sorumlu habercilik duruşu, sadece haber vermekten öte, haksızlığa uğrayan mazlumların sesi olmaktır. Zor zamanlarda bile pes etmeyip zulme karşı duruşunu net biçimde ortaya koyması, bizim mücadelemize güç katmakta, sesimizin daha gür çıkmasını sağlamaktadır. Muharrem kardeşimizin varlığı, Doğu Türkistan davasının görünürlüğü açısından hayati önemdedir.
Onunla birlikte yürümek, bu kutlu davanın sadece sahada değil, medyada da sahiplenilmesinin en güçlü işaretidir. Muharrem Değirmen, doğruyu söylemekten ve adaleti savunmaktan asla taviz vermeyen nadir vicdanlardan biri olarak, bu insanlık dramını dünyaya anlatmak için büyük bir özveriyle çalışmaya devam ediyor. Kendisine minnettarız; çünkü onun kalemi, zulmü tarihe kaydeden ve unutulmasını engelleyen en güçlü silahlarımızdan biridir.
ENDERUN SPOR KULÜBÜ’NE TEŞEKKÜR: SESSİZ DESTEK, BÜYÜK KATKI
Organizasyonun temelini oluşturan Enderun Spor Kulübü, sadece sportif faaliyetleriyle değil; sosyal sorumluluk bilinciyle de örnek bir duruş sergiledi. Abdullah Karakaş, başta kulüp yetkilisi Bilal Gökçe olmak üzere, etkinliğin tüm detaylarında emeği geçen Enderun yöneticilerine ayrı bir parantez açarak teşekkür etti.
Yemek programının hayata geçirilmesinde gösterdikleri özveri, Karakaş tarafından "kalpten gelen bir dayanışma ve kardeşlik tavrı" olarak nitelendirildi. Enderun’un bu katkısı, Uygur Türklerine moral sağlamakla kalmadı; aynı zamanda toplumda örnek alınacak bir sorumluluk anlayışının ifadesi oldu.
SİVİL TOPLUMUN SESSİZ KAHRAMANLARINA VEFA
Etkinlik sürecinde önemli katkılar sunan Anadolu Gençlik Derneği Orhangazi Şubesi, bu buluşmanın manevi boyutuna güç katan bir diğer yapı olarak öne çıktı. Karakaş, şube yöneticileri Cemal Öner ve İbrahim Turan’a gösterdikleri hassasiyet ve destekten ötürü teşekkür ederek, sivil toplumun susmayan vicdan rolünü bir kez daha vurguladı.
Aynı şekilde, programın medya duyurusuna katkı sağlayan Araştırmacı Gazeteci 3. Göz Medya Genel Koordinatörü İrfan Aydın’ın da emekleri takdirle anıldı. Katkı sunan herkesin, Uygur Türklerinin yalnız olmadığını gösterdiğini belirten Karakaş, bu birlikteliğin umut verici olduğunu ifade etti.
BU SOFRADA SADECE YEMEK DEĞİL, VİCDAN PAYLAŞILDI
Karakaş’ın mesajında dikkat çeken bir diğer vurgu ise sofranın sembolik anlamına yönelikti. Düzenlenen programın, yalnızca fiziksel bir birliktelik değil; bir milletin acısına ortak olmanın ve kardeşliğe el uzatmanın timsali olduğunu belirten Karakaş, “Bir lokma ekmek, doğru niyetle sunulunca bir milletin ruhunu doyurur” ifadeleriyle bu anlamı özetledi.
Yemek sofralarının Doğu Türkistan’daki zulme karşı bir duruşa, kalpten gelen bir sahiplenme duygusuna dönüştüğünü vurgulayan Karakaş, bu tür dayanışmaların yalnızca mazlumlara değil; insanlık onuruna da hizmet ettiğini söyledi.
KARAKAŞ, DESTEK VEREN HERKESİ İSİM İSİM ANDI
Abdullah Karakaş, yayımladığı mesajda katkı sunan kişi ve kurumlara ayrı ayrı teşekkür etti. 3. Göz Medya'nın organizasyonun iletişim sürecine sağladığı güçlü destek, Muharrem Değirmen’in sorumlu haberciliği, Araştırmacı Gazeteci 3. Göz Medya Genel Koordinatörü İrfan Aydın’ın katkıları, Anadolu Gençlik Derneği Orhangazi Şubesi ile şube yöneticileri Cemal Öner ve İbrahim Turan’ın özverileri; ayrıca başta Bilal Gökçe olmak üzere Enderun Spor Kulübü yetkililerinin tüm emeği, Karakaş tarafından ayrı ayrı takdirle anıldı. Bu dayanışma çağrısına kulak veren herkesi “bu toprakların vicdanı” olarak tanımlayan Karakaş, verdikleri manevi desteğin asla unutulmayacağını belirtti.
UNUTULMAYACAK BİR VEFA, UNUTTURULMAYACAK BİR DİRENİŞ
Abdullah Karakaş, yayımladığı mesajın sonunda duygusal ve güçlü ifadelerle destek olan herkese seslendi. Türkiye’de vicdanı temsil eden kişi ve kurumlara duyduğu minneti dile getiren Karakaş, bu dayanışmanın yalnızca bugüne değil, geleceğe de iz bırakacağını belirtti.
"Bu toprakların vicdanı olmaya devam eden herkese teşekkür ederim. Doğu Türkistanlı kardeşleriniz sizi asla unutmayacak" diyerek destek verenleri onurlandıran Karakaş, mesajını şu kararlılık cümlesiyle tamamladı:
“Unutturmayacağız.”




