GÜNER ELÇİN: “SAYIN BAŞKAN BİR AN ÖNCE MAL BEYANINI AÇIKLAMALIDIR””

HAFTANIN SOHBETİ
(Güner Elçin DYP Orhangazi İlçe Başkanı)
15 MAYIS 2006 PAZARTESİ
Hazırlayan:MUHARREM DEĞİRMEN
Güner Elçin… Sakin, güler yüzlü, sevecen… Zaman zaman ise oldukça sert. Hem avukat hem ilçe başkanı, hem bir baba hem de hiçbir zaman yıllardır vazgeçemediği sportmenliği ile centilmenliğini bir arada tutan bir parti başkanı. Uzun zamandan beri ara verdiğimiz röportajlarımıza tekrar devam ediyoruz. Hani her yıl sonu ulusal TV’lerde bir istatistik yayınlanır; yıl boyunca en fazla TV’ye çıkan ünlü kim diye… Herhalde Orhangazi’de de bunu yapsalar Güner Elçin zirveye oturur.
Sevecen yapısı ile kendisini tüm medya mensuplarına sevdirmeyi başaran, kimilerine göre “Atom Karınca” olarak anılan, hızlı, seri ve pratik olarak tanınan Güner Elçin tüm içtenliği ile sorularımızı yanıtladı ve bilinmeyenlere değindi.
Güner Elçin ile röportaj yapmak müthiş keyifli idi. İstediğini her şeyi sorabilirsiniz. “Benim milletimle paylaşamayacağım hiçbir şeyim yok” diyerek sohbete başladık ve kendinde tam bir özgüven vardı.
Diğer siyasi parti başkanlarını ve muhalif olanları dahi kendisi kadar korumaya çalışan bir anlayış içerisindeydi. Nezaketi tam bir diplomat portresi çizerken çok kişi onun öfkeli ve sinirli yapısından bahsetse de onu öfkelendirmemek için sorduğum sorulara gayet nazik ve edebi bir üslupla cevap verdi.
Ben sadece DYP İlçe Başkanlığı dönemindeki kısa bir dönemi olanları yazmaya çalıştım. Umarım siz de okurken keyif alırsınız. Çünkü ben yazarken oldukça keyif aldım.
Muharrem Değirmen: Siyasete nasıl girdiniz?
Güner Elçin: Göreve çağırdılar, siyasete girdik.
Muharrem Değirmen: Avukatlık ve siyaset; avukatlığın siyasi yaşamınız ve hayatınızdaki rolü nedir?
Güner Elçin: Avukatlığa Orhangazi’de 1973 yılında başladım ve avukatlık, yaşamımın tamamıdır.
Muharrem Değirmen: Bu güne kadar siyasetin hangi kademelerinde görev aldınız?
Güner Elçin: 1993 yazında Bursa’dan Orhangazi’ye atanan Vehbi Gül yönetiminde, Orhangazi Parti yönetim kurulu üyeliği, 2004 seçimlerinde Doğru Yol Partimizin Orhangazi Belediye Başkan Adayı ve şimdide ocak 2005 yılından bu yana DYP Orhangazi İlçe Başkanlığı görevini yürütüyorum.
Muharrem Değirmen: Kendinizi ifade ederken seçmenleriniz ve halka nasıl ifade ederdiniz?
Güner Elçin: Orhangazi’de fiilen 33 senedir avukatlık yaptığım için, seçmenlerime kendimi anlatmama gerek yoktur, ancak ismimi duyup da beni tanımayanlar da olduğundan sözüme ben Avukat Güner Elçin, diye başladım ve başlarım. Rakiplerimi tenkit ederek, iyi yaptıkları şeyi varsa onları da överek ve kendi yönetimimizin yapacaklarını anlatarak konuşmaya devam ederim.
Muharrem Değirmen: Nasıl ilçe başkanı oldunuz?
Güner Elçin: İl Başkanımız Harun Akın, İznik İlçe Başkanlığı seçiminden dönüşte, başkanlarımızdan Sayın Kamil Uysal vasıtası ile beni aramış ve görüşmek istediklerini belirttiler. Başkanlarımızdan Sayın Şerif Turgut bürosuna Kamil Uysal ile gittik, bir iki hal hatır sormadan sonra, Bursa yönetiminden Mustafa Bayrak da hazır idi, ilçe başkan adayı olmam gerektiği belirtildi, seçime 4 gün vardı ve başka da aday yoktu, ben de kabul ettim, ancak teklif perşembe günü oldu ve seçim pazartesi günü idi, ben en az 40 kişiye ulaşamayacağımı partili arkadaşlarla konuşamayacağımı belirtmeme rağmen, arkadaşlar yardım edecek dendi ancak yardım edilmediği için ben de bazı arkadaşlara ulaşamamışım, partinin il delegesi olması gerekenler de ufak bir pürüz bana göre çıktı.
Muharrem Değirmen: Nasıl bir ilçe başkanlığı dönemi geçirdiniz ve çalışmalarınızda muhalif bir kadro ile karşılaştınız mı?
Güner Elçin: 31.01.2005 seçim tarihinden bu yana bir seneyi aşkın süre de gayet başarılı yönettim geçirdiğimize inanıyorum, ancak bunu söylemem ve diğer siyasi partililerimizin medyanın bunu söylemeleri bence önemlidir. Eğer bunu başardı isek, bu yönetimdeki arkadaşlarla birlikte hepimizin, bütün yönetimin başarısıdır. Muhalif kadro ile karşılaşmadım, keşke karşılaşsa idim, bu politik hareketi gösterir, gene de muhalefet olsa iyi olur.
Muharrem Değirmen: Süleyman Buğrahan ve Korhan Çamtaş ile yollarınızın ayrılma nedeni nedir?
Güner Elçin: Her iki arkadaşıma kardeşime teşekkür ediyorum, gayet iyi çalıştık ve keşke partiden istifa etmeselerdi. Özellikle yönetimden ayrılın, partiden ayrılmayın dememize rağmen, istifa edilmesi bence hoş olmadı, takdir tabii ki onlarındı. Olay fazlası ile medyaya yansımıştı, her iki arkadaşımızın, partimize hizmet etmiş bir eski başkanımıza, seçilmemiş olsa da milletvekili adayımıza ve benim tatilde olduğum sırada parti yönetiminin görüşü olmayan bir şekilde beyanat vermeleri, ikazıma rağmen beyanatlarına devam etmeleri uygun olmadı.
“YA BEN YA ONLAR DEYİNCE”, seçilmiş kişilere karşı kastım sadece yönetimden gitmeleri yönünde idi, ancak onlar partiden de istifa etmeleri, ayrılmayın dememize rağmen, partiden de istifa etmeleri bence iyi olmadı, ama her iki kardeşime de güzel çalışmalarımız nedeni ile teşekkür ediyorum.
Muharrem Değirmen: Mesleki yaşantınızdaki davaların bazılarını açar mısınız?
Güner Elçin: Devam eden 33 senelik avukatlık mesleğim zamanında iki idam davasına girdim, birisi 6 sene ceza ile kurtuldu, ancak kendi oğlu idamdan kurtardığım babasını vurdu, kurtardığıma sevinemedim, diğeri ise 16 sene ile kurtulmuştu. Milli piyango bilet davası vardır, ameliyat sırasında ineğin ölümüne sebebiyet verdiğinden veterinerden aldığımız tazminat davamız vardır, boyu kısa olan sanığın “ini yan mağduru öldüremeyeceği” savunması ile beraat ettirdiğim sanık vardır, belki davalar roman mevzuu olabilir, ama ne derecede okunur ayrı bir konu.
Muharrem Değirmen: 1,5 yıllık Yusuf Korkusuz yönetimini ve Orhangazi Belediyesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Güner Elçin: Herkes bir şey yapmak için ve ben daha iyi yapacağım diye seçilmeye talip olur ve seçilirse tabii ki bir şeyler yapacaktır. Genelde bakılınca Sayın Yusuf Başkan iyi şeyler yapmıştır ve yapmaya çalışmaktadır. Ancak Nadır fazla isabetli yatırım değildir, kötümü oldu, tartışılabilir. Toki tam faydalı olması da tartışılabilir; doğal gaz daha sonra başlayan belediyeler, inşaatlarını bitirmek üzereler; hava kirliliği had safhada, belediye ticaret merkezi dükkânları çok pahalı kiraya verildi, vatandaşın bu kadar kira vermesi imkânsızdır ve Orhangazi’de dükkan kiralarının artmasına sebep olundu, dükkan sahipleri şehir dışındaki dükkanları bile 1000–1400 YTL’ye kiraya verirlerse benim şehir merkezindeki dükkanım daha fazla eder dedi. İhalelerde şeffaflık unutuldu. Hatanın en önemlisi belediyenin sanayicilerle arasının açılmasına sebep olan emlak beyannamesi rayiçlerinde tarafları memnun eden rayiç fiyat belirleyememek ve bu konuda sanayicilerle bir araya gelerek anlaşamamak, belediyenin hatasıdır. Anlaşılamamış mademki iş adalete intikal etmiş, orada Ticaret Odasının süreyi kaçırması hatasına sarılmadan, mahkemeden yapılacak tespit rayiç bedeli kabul ederek sanayiciler ile Orhangazi Belediyesi arasına nifak sokmamalı idi. İş adalete aksetmeden anlaşmalı idi, halen de tarafları memnun eden rayiç bedellerde anlaşılabilir, tren kaçsa bile yakalanabilir. Sayın Yusuf Başkanın bütün eksik konuşmasını beğendim, beğenmeyelim Orhangazi belediye başkanı olarak yapması Orhangazi için onurdur, halkın içine çıkması ve arandığında bulunması isabetlidir. Orhangazi’ye hizmet eden kişilere değer verilmesi isabetlidir, çeşmeler bence isabetlidir. Hepsinden kötüsü başkanın OBEFAŞ’tan 6,5 milyar yani 6500 YTL maaş alması çok yanlıştır. Maaş almaktan vazgeçmelidir. Sayın başkan bir an öncede mal beyanını açıklamalıdır.
Muharrem Değirmen: AKP hükümetinin genelde ve yerel de çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Güner Elçin: Genelde çalışmaları meclisteki milletvekili sayılarına göre iyi değildir. Ordu ile, Van adliyesi hariç adli mercilerle geçinememesi, içki yasakları yüzünden turizm baltalanacaktır. Döviz kurlarındaki ısrar işsizliğe sebep olacaktır. Umaktan abim ulema işleri tasvip edilemez. Yerelde çalışmalarında Neşet Başkan tebrik etmek gerekir. AKP yönetimi olarak lisan öğreneceğiz dediler, bunu yaptıklarını zannetmiyorum, çünkü diploma alsalardı, basının diline düşerlerdi, ancak istifa eden Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Özbeği AKP yönetimin de muhafaza ederek, başkan ile aralarının fazla açılmasını önleme başarısı, sayın başkan geldiğinde güney yaka sulama projesini önermesi ve isyallı bundan sonra da sahip çıkar AKP’nin Orhangazi’deki başarısıdır.
Muharrem Değirmen: DYP’nin ilçemiz belde ve köylerindeki durumu nedir?
Güner Elçin: Çok iyidir görüşündeyim. Yönetimi devir aldıktan sonra köylere ve ilçedeki ziyaretlere 3–5 kişi giderken, OGİAD ziyaretine 15 kişi olarak gittik. 13.03.2006 günü kaynaşma yemeğimiz ise muhteşemdi. Orhangazi DYP parti binamızı ziyaret edildiğinde görüleceği üzere Bursa’nın Orhangazi hariç 16 DYP’li ilçe başkanının onure ederek gönderdiği çiçek ile doludur. Bu bizim yönetimin çalışması yanında, Bursa’daki ilin çalışması ve Ankara’da Genel Başkanımız Mehmet Ağar’a yapılan teveccühün sonucudur. Oralarda rüzgâr hareket olmazsa, buradaki 17 ilçe bu ilgiyi göstermez. Keza her pazartesi öğlen partililerimiz ile Orhangazi parti binamızda köfte yemeği prensip edindik. İnşallah bundan sonra daha kalabalık gelecektir.
Muharrem Değirmen: OBEFAŞ neden bu kadar çok konuşuldu?
Güner Elçin: OBEFAŞ, Sayın Turgut Başkan zamanında şeffaf kullanılmadığı için ve çok geliri olduğu için konuşuldu. Kaleye yapılan 5 trilyonluk yatırım nereden bulundu da heba edildi, bunların hesabı verilmedi ve kale şimdi yani 5 trilyon rüzgâra emanet edildi. Oraya harcanan 5 trilyonda, oturamandığımız çocukların hakkı, dükkânlarını yıkıp ortada bıraktığımız sanayi esnafının hakkı, evine doğalgaz bağlatamayacak insanlarımızın hakkı vardır. Bu 5 trilyon buraya harcanabilirdi.
Muharrem Değirmen: DYP sandığa gidildiğinde beklenen oy oranını neden yakalayamıyor?
Güner Elçin: Kırsal da beklenen oy oranı her zaman yakalanmaktadır, ancak yerelde ve belediye başkanlığı seçiminde beklenen oyun yakalanamaması, adayın arkasında sonuna kadar durmamaktan kaynaklanmaktadır. Bu sefer doğru yerde ve doğru zamanda, doğru adayla, adayımızın arkasında durarak bu seçimi alacağız görüşündeyim. Şimdilik yaptığımız çalışmalar, seçim ve cenaze zamanı değil, her zaman partilimizin yanında olduğumuzu gösterme çalışmalarıdır.
Muharrem Değirmen: DYP Orhangazi teşkilatının ve genel olarak ülkedeki bu günkü durumunu nasıl görüyorsunuz?
Güner Elçin: Yaptığımız çalışmalarla, ziyaretlerle, her pazartesi partimizde buluşmalar ile köyleri ziyaretlerde partilimizin her zaman yanında olduğumuzu göstermek istiyoruz. Sadece seçim zamanı ve cenazelerde köye giden partili olmak istemiyoruz ve diğer partiler de bizi örnek alarak köy ziyaretleri yapmışlardır. Servetinizi nasıl yaptınız sorusuna, oğlumun düğünündeki takılardan, eskiden kalan teneke altından veya anneannemin çıkısını değerlendirerek demeyen Genel Başkanımız Mehmet Ağar olduğu için bu seçimlerde çok şanslıyız. Bursa’daki bayanlar genel kurulu bunu açıkça göstermiştir.
Muharrem Değirmen: Sizce erken seçim olur mu?
Güner Elçin: Reisicumhur seçimi olmasa bence erken seçime gerek olmayabilir, ancak bence erken seçim olacaktır. Reisicumhur seçiminden önce muhakkak en geç 2007 senesi mart ayında erken seçim yapılmalıdır. Meclis aritmetiği değişti, Anavatan Partisi mecliste grup kurdu, bu demektir ki halkın verdiği vekâletin şekli değişmiştir. O zaman yeni vekâlet alarak reisicumhur seçilmelidir. Böyle seçim yapılmadan reisicumhur bu meclis seçerse, bu reisicumhur seçimini yapan meclis, seçimi bilmek için sanayicilere gerekli kolaylıkları gösterirken, Orhangazi’nin her iki başkanı da sanayicilerimizle iyi geçinmemiş ve sanayicilerin Orhangazi’den kaçmaları için ellerinden geleni yapmışlardır. Yusuf Başkan ise aşağı kalmamak için uğraşmaktadır. Sanayicilerle bir araya gelerek emlak rayiç bedelleri dâhil anlaşılırsa daha iyi olur görüşündeyim. Bir konuda tarafların anlaşması en iyi mahkeme kararından iyidir.
Muharrem Değirmen: Bundan sonra DYP’de neler olacak? Aday mısınız tekrar?
Güner Elçin: Aday değilim dersem kesinlikle aday olmamam gerekir. Ancak parti yönetim seçimine en az 8 ay var. Aday çıkarsa ki muhakkak çıkacaktır, parti Orhangazi’de, Bursa’da ve Ankara’da iyi yerlere gelmektedir. Aday olmayı düşünmeyebilirim, bağlayıcı söz söylemek çok erkendir.
Muharrem Değirmen: Küskünler grubu mu baş gösteriyor?
Güner Elçin: Ben parti içinde böyle bir durum görmüyorum. Küskün diye birilerini varsa bu mevzuyu partide konuşması gerekir. Ancak partiden istifa edenler konuşuyorsa onlar benim ve partimin muhatabı olamaz. Ancak grup varsa küskün olması gerekmez, gelsin derdi ne ise konuşalım. Böyle bir şey varsa gelsin medya önünde konuşalım.
Muharrem Değirmen: Keşke dediğiniz herhangi bir olay var mı?
Güner Elçin: Mesleğimde Adem Deniz’i idamdan kurtarmasa idim ve oğlu da vurmasa idi diyorum.
Muharrem Değirmen: Orhangazi’de medyanın konumunu nasıl değerlendiriyor sunuz?
Güner Elçin: Medya işverenlerini ve çalışanlarını çok takdir ediyorum, gurur duyuyorum. Orhangazi’de gazetecilik mesleği doğdu. Yazıhaneme gelince önce üç Orhangazi gazetesini Lider Gazete’den başlayarak okuyup, işime başlıyorum. Halit Demirhan kardeşime halen üzülüyorum. Ahirete göç etse de yazılarından dolayı şükranlarımı sunuyorum. Bir ekoldü.
Muharrem Değirmen: Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mıdır?
Güner Elçin: 33 senedir Orhangazi’de oturuyor ve avukatlık yapıyorum. Mesleğim nedeni ile herkesi memnun etmemiş olabilirim ama bana kucak açan Orhangazi halkına teşekkür ediyorum. Daha güzel Orhangazi’de hep birlikte yaşamak dileği ile saygı ve sevgiler sunuyorum. Her şey diyarımız Türkiye’miz, Bursa’mız ve Orhangazi için hayırlı olsun dileklerimi sunuyorum.




