Köşe Yazısı
Dersimlinin Yeni CHP’sinin projeleri
Hafta sonu Bağımsız Türkiye Partisinin İstanbul’daki milletvekili tanıtım programına katıldım. Orhangazi ve Yalova’dan beş gazeteci arkadaşla katıldığımız programa bu kez ulusal yayın yapan basın kuruluşlarının da ilgisinin büyük olduğunu görmek mesleğim adına bana gurur verdi. Çünkü BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş Hoca sıradan bir siyasetçi değil. Yıllardır tanır ve gönülden takip etmeye çalışırım. Bugüne kadarki programlarına maalesef basın pek de ilgi göstermez adeta bir karartma kampanyası uygulardı. Öyle ki… Rusya Devlet Meclisi DUMA’da yaptığı tarihi konuşmada kapitalizmi çöpe atmasına, Rusya başta olmak üzere Brıc ülkelerinin Haydar Hocaya ait Milli Ekonomi Modelini uygulama kararı almalarına karşın ülke medyasında bir türlü yer verilmeyen, adeta yok sayılan bir liderdi. İstanbul’daki vekil tanıtım programında bunun kırıldığını görmekten mesleğim adına gurur duydum. Çünkü… Gazetecilik mesleğinin kazanılması için çok mücadele edilmiştir. Bu mücadelenin en önemli ayağı da sansüre karşı olmuştur. Yani basın sansüre savaş açarak meslek onur ve şerefini kazanmıştır. Şimdi aynı basının sansür yapması, birilerini yok saymaya çalışması kabul edilir bir olgu değildir. Şükür ki ulusal bazda yayın yapan basın kuruluşlarında bunun büyük oranda kırıldığını gördüm. Nitekim BTP’nin haberlerini artık neredeyse her basın kuruluşu yapmaya başladı. Programın özüne dönersek… Aslında konuşmalarla boğulmuş ve de sıkıcı bir program olarak dört saat geçirdik. Aday tanıtım şöleninin şölen havasında olmasını beklerdim. Konferans gibi konuşmalara boğulmuştu. Tam yorulduk, bitse de gitsek dediğimiz anda bir güneş gibi salonda parlayan Haydar Baş Hoca, ölü salonu öyle bir diriltti ki inanın bir kez daha şok oldum. Haydar Hocanın birçok olağan üstü hallerine şahit olmuş bir kişi olmama rağmen hafta sonu yaşanan olay beni çok etkiledi. Demek ki ölü toprağı serpilmiş milletimizin de dirilmesi an meselesidir. Yeter ki millet Baş’ını bulsun. Hoca tam bir saat konuştu ve salonda yorgunluk diye bir şey bırakmadı. Yeniden dirilen katılımcılar programın bitmesini istemediler. Öyle ki Haydar Hoca konuşmasını bitirip herkesi Allaha ısmarladıktan sonra yardımcılarının uyarı notu hocayı geri çevirdi. “İnsan bazen en sevdiğini unutur. Sizler de bana öyle bir muhabbet deryası yaşattınız ki sevgilimi bana unutturdunuz. O sevgili ki bize bu vatanı emanet eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Annesi Molla Zübeyde Hanım. Babası İmam Rızanın soyundan Ali Rıza fendi. İmam Ali soyundan bir aslan.” Diye başladığı ve de tam bir aşık maşuk muhabbetine dönen bir Atatürk güzellemesi yaptı. Yıllarca Cumhuriyet Halk Partisine hizmet vermiş ve bu partiye sevdalanmış birisi olarak şunu çok net söyleyebilirim ki CHP’de hiçbir siyasetçiden Haydar Hoca’da gördüğüm Atatürk aşkını görmedim. Başta da dediğim gibi Haydar Hoca diğer siyasi parti liderlerine hiç benzemiyor. Eleştiriyor ama çözümü de gösteriyor. Vuruyor, sonra bir baba şefkatiyle tutuyor. Millete haklarını hatırlatıyor ve hakkınıza sahip çıkın diyor. Asgari ücretten emeklilerin haklarına, sınavsız üniversiteden ev hanımı maaşına, vatandaşlık maaşından milli birlik ve beraberliğe kadar her alanda sağlam projeleri ve kaynaklarını açıklayan BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, iş BAŞa düştü dedirtti.
