Köşe Yazısı · Özel Haberler
Erol Hatırlı Orhangazi'ye Değer Katıyor

Orhangazi Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erol Hatırlı, geçtiğimiz günlerde yönetim kurulu üyeleriyle birlikte basın mensuplarının karşısına çıkarak 2018-2026 dönemini tüm yönleriyle değerlendirdi. Yaklaşık sekiz yıllık sürecin anlatıldığı toplantıda yalnızca yapılan hizmetler sıralanmadı; geçmiş, bugün ve geleceğe dair hedefler de samimi bir şekilde paylaşıldı.
Toplantıda onlarca konu gündeme geldi. Bunların önemli bir bölümünü haber olarak kamuoyuna aktardık. Ancak köşe yazısında biraz satır aralarına bakmak, dikkatlerden kaçabilecek ayrıntıları değerlendirmek istiyorum.
Her şeyden önce şunu söylemek gerekiyor; uzun yıllardır birçok kurumun basın toplantısını takip eden biri olarak bu toplantının en dikkat çekici yönü, tek kişinin konuştuğu klasik bir sunum olmamasıydı.
Erol Hatırlı, konuşmanın büyük bölümünde yönetim kurulu üyelerine de söz verdi. Her üye kendi uzmanlık alanındaki çalışmaları anlattı, kendi sorumluluk alanındaki projeleri kamuoyuyla paylaştı. Aslında olması gereken buydu. Çünkü kurumlar tek kişiyle değil, ekip ruhuyla büyür.
Bu yaklaşım, hem yönetime duyulan güveni artırıyor hem de kurum kültürünün oluştuğunu gösteriyor.
İşte burada Erol Hatırlı'nın yönetim anlayışının farkı ortaya çıkıyor.
Bir başka dikkat çeken konu ise yıllardır dile getirdiğimiz Zeytin İhtisas Borsası meselesiydi.
Hatırlanacağı üzere 2023 yılında 3. Göz Gazetesi'nde "Zeytinin Kurtuluş Anahtarı: ZEYTİN İHTİSAS BORSASI" manşetiyle bu konuyu ayrıntılı şekilde gündeme taşımıştık. O gün birçok kişi bunun hayal olduğunu düşündü. Hatta üzerinde fazla durulmadı.
Aradan üç yıl geçti.
Bugün ise aynı konu Orhangazi Ticaret ve Sanayi Odası'nın resmi gündem maddelerinden biri haline geldi.
Toplantıda bu konu konuşulurken bazı meslektaşlarımızın "Nasıl olur?", "Böyle bir sistem var mı?", "Bunu neden düşünemedik?" şeklindeki şaşkınlıkları doğrusu tebessüm ettirdi.
Oysa bu konu üç yıl önce kamuoyunun önüne konulmuştu.
Bugün gündeme gelmesi gecikmiş olsa da sevindiricidir.
Çünkü zeytin artık yalnızca üretilecek bir ürün değil; doğru pazarlanacak, doğru fiyatlanacak ve uluslararası standartlarda değer kazanacak stratejik bir ekonomik güç olmak zorunda.
İşte Zeytin İhtisas Borsası tam da bunun anahtarıdır.
Toplantının belki de en önemli başlıklarından biri, Orhangazi Zeytinyağı için başlatılan coğrafi işaret süreciydi.
Bu adım küçümsenecek bir çalışma değildir.
Coğrafi işaret demek; ürünün kimliğini korumak, üreticinin emeğini korumak, uluslararası pazarda katma değer oluşturmak demektir.
Yıllardır Gemlik zeytini konuşulurken Orhangazi ve İznik havzasının sahip olduğu kalite çoğu zaman gölgede kaldı.
Şimdi bu eksikliğin giderilmesi adına önemli bir süreç başlamış durumda.
Aynı şekilde Orhangazi, Gemlik ve İznik'in ortaklaşa gerçekleştireceği Zeytin Festivali de bölge ekonomisi açısından son derece değerli bir organizasyon olacaktır.
Rekabet yerine iş birliğinin tercih edilmesi, bölgesel kalkınmanın en doğru yoludur.
Toplantıda beni en çok etkileyen başlıklardan biri de Orhangazi Ticaret ve Sanayi Odası'nın Türkiye'nin en başarılı odaları arasına girmesi oldu.
Beş yıldızlı akreditasyon kolay alınan bir belge değildir.
Türkiye'deki yüzlerce oda arasından en üst kategoriye yükselmek ciddi bir kurumsal disiplin, planlama ve çalışma gerektirir.
Bugün Orhangazi Ticaret ve Sanayi Odası'nın Türkiye'nin örnek gösterilen odalarından biri haline gelmesi tesadüf değildir.
Bu başarıda elbette yönetimin, çalışanların ve ekip ruhunun büyük payı bulunmaktadır.
Ekonomik veriler de bunu destekliyor.
2018 yılında yaklaşık 1 milyon 200 bin lira olan oda bütçesinin bugün 32 milyon liraya ulaşması sıradan bir büyüme değildir.
Türkiye'de aynı süreçte enflasyon yaklaşık dokuz kat artarken Oda bütçesinin yirmi altı kat büyümesi doğru mali yönetimin en somut göstergesidir.
Bu tablo yalnızca gelir artışını değil, kaynakların doğru kullanılmasını da ortaya koymaktadır.
TEKNOSAB yatırımı da üzerinde durulması gereken bir diğer başlıktı.
Bugün birçok kurum yalnızca günü kurtarmaya çalışırken Orhangazi Ticaret ve Sanayi Odası geleceğe yatırım yapıyor.
TEKNOSAB ortaklığı sayesinde Oda'nın uzun yıllar boyunca kalıcı gelir elde edecek olması oldukça stratejik bir adımdır.
Kurumların ayakta kalabilmesi için sürdürülebilir gelir modelleri oluşturması gerekir.
Bu açıdan bakıldığında yapılan yatırım son derece isabetlidir.
Toplantıda dijital dönüşüm konusunda anlatılanlar da dikkat çekiciydi.
Dijital ehliyet hizmetinin artık Orhangazi'de veriliyor olması vatandaşın Bursa'ya gitme zorunluluğunu ortadan kaldırıyor.
Bunun yanında yaklaşık üç bin kişiye ücretsiz danışmanlık hizmeti verilmesi, KOSGEB, Türk Patent ve Marka Kurumu, İŞKUR ve devlet desteklerinin ilçeye taşınması önemli bir kamu hizmetidir.
Yaklaşık beş yüz bin belgenin dijital arşive aktarılması ise kurumsal hafızanın korunması açısından örnek bir çalışmadır.
Yangın, deprem veya doğal afet gibi risklere karşı bütün arşivin güvence altına alınması gelecek adına atılmış akıllıca bir adımdır.
Bursa'daki ilçe odaları arasında bu yatırımı yapan ilk oda olmak da ayrıca önemlidir.
Burs desteği, istihdam fuarları, fuar organizasyonları, dijital dönüşüm çalışmaları, altı bin altı yüz kişinin işverenlerle buluşturulması, dokuz yüz on öğrenciye burs verilmesi...
Bunların her biri tek başına önemli projeler.
Hepsini alt alta koyduğunuzda ise ortaya ciddi bir kurumsal başarı çıkıyor.
Bir başka ayrıntı da personel için oluşturulan kıdem tazminatı fonuydu.
Belki kamuoyunda çok konuşulmadı ama bence toplantının en değerli başlıklarından biriydi.
Çünkü güçlü kurumlar yalnızca bina yapan değil, çalışanının geleceğini de güvence altına alan kurumlardır.
Personeline sahip çıkan kurumlar uzun vadede daha güçlü olur.
Toplantının sonunda ise Orhangazi'nin belki de gelecek elli yılını ilgilendiren en kritik konu konuşuldu.
1/100 binlik planlar...
Aslında Orhangazi'nin kaderini belirleyecek konu tam da budur.
Sanayi nerede büyüyecek?
Tarım alanları nasıl korunacak?
Yeni yerleşim alanları nasıl şekillenecek?
Yatırım hangi bölgelere yönlenecek?
Bütün bunların cevabı bu planlarda gizlidir.
Bu nedenle sadece Ticaret ve Sanayi Odası'nın değil; belediyenin, siyasi partilerin, meslek odalarının, üniversitelerin ve tüm kurumların ortak akılla hareket etmesi gerekiyor.
Orhangazi artık günü kurtaran kararlarla yönetilemez.
Gelecek planlanmak zorundadır.
Toplantıda dikkatimi çeken ilginç bir başka konu ise yönetim kurulu üyesi Hüseyin Sakallı'nın yaptığı değerlendirmeydi.
Sakallı, Ticaret Bakanlığı müfettişlerinin Oda'da yaptığı incelemeler sonrasında hem personeli hem de Başkan Erol Hatırlı ile yönetimini takdir ettiğini anlattı.
Doğrusu bu ifadeler önemliydi.
Ancak kamuoyunun aklına doğal olarak şu soru geliyor:
Madem bu kadar başarılı bir yönetim anlayışı var, neden seçim sürecinde farklı listelerde yer alıyorsun şuan?
Elbette bu sorunun cevabını en iyi ilgili isimler verebilir.
Siyaset ve meslek odası seçimlerinde farklı tercihler olabilir.
Ancak kamuoyu da doğal olarak söz ile eylem arasındaki uyumu sorgular.
Öte yandan şu an ki seçim süreçlerinde yaşandığı iddia edilen bazı baskı ve tehdit söylemleri de hafızalardaki yerini koruyor.
Bu başlıklar ise ayrı bir değerlendirmeyi hak ediyor ve önümüzdeki günlerde daha ayrıntılı ele alınacaktır.
Son söz...
Her kurumun eksikleri olabilir.
Her yönetimin eleştirilecek yönleri de bulunabilir.
Ancak hakkı teslim etmek de gazeteciliğin en temel sorumluluklarından biridir.
Bugün Orhangazi Ticaret ve Sanayi Odası'na baktığımızda vizyon ortaya koyan, geleceği planlayan, proje üreten, kurumsallaşan ve ilçenin ekonomik geleceğini düşünen bir yönetim görüyoruz.
Bu tablonun mimarı ise kuşkusuz Erol Hatırlı ve birlikte çalıştığı ekiptir.
Ben şahsen Erol Hatırlı'nın Orhangazi için önemli bir kazanım olduğuna inanıyorum.
Çünkü makamı yönetmek başka, kurumu geleceğe hazırlamak başka bir şeydir.
Bugün ortaya konulan çalışmalar gösteriyor ki Orhangazi Ticaret ve Sanayi Odası artık yalnızca belge düzenleyen bir kurum değil; ilçenin ekonomik vizyonunu şekillendiren, yatırım üreten, üreticiyi düşünen ve geleceği planlayan bir merkez haline gelmiştir.
Temennimiz odur ki bu vizyon yalnızca Oda ile sınırlı kalmaz; Orhangazi'nin bütün kurumlarına da örnek olur.
Çünkü Orhangazi'nin artık küçük hesaplara değil, büyük hedeflere ihtiyacı var.
Ben bu toplantının sonunda şunu gördüm:
Orhangazi Ticaret ve Sanayi Odası artık sadece üyelerine belge veren bir kurum olmaktan çıkmış.
Üreten...
Planlayan...
Yatırım yapan...
Geleceği düşünen...
İlçenin ekonomik vizyonunu oluşturmaya çalışan bir yapıya dönüşmüş.
Bu dönüşümün mimarlarından biri de hiç kuşkusuz Erol Hatırlı'dır.
Bugün birçok şehir böyle vizyon sahibi yöneticiler arıyor.
Çünkü makamlar gelip geçicidir.
Geride kalan ise yapılan hizmetlerdir.
Erol Hatırlı'nın en büyük başarısı ise bana göre bina yapmak ya da bütçe büyütmek değildir.
En büyük başarısı, Orhangazi'de "geleceği planlayan bir kurum kültürü" oluşturabilmiş olmasıdır.
İşte bunun değeri yıllar sonra çok daha iyi anlaşılacaktır.
Ben kendi adıma şunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Orhangazi son yıllarda sadece başarılı bir Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı kazanmadı.
Aynı zamanda vizyonu, ortak aklı, kurumsallaşmayı ve geleceği planlamayı önceleyen bir yönetim anlayışı kazandı.
Dilerim bu anlayış sadece Ticaret ve Sanayi Odası ile sınırlı kalmaz.
Çünkü Orhangazi'nin bugün her zamankinden daha fazla ortak akla, uzun vadeli hedeflere ve vizyon sahibi yöneticilere ihtiyacı var.
