Köşe Yazısı
KULÜPLERİ ARTIK YAPABİLENLERE BIRAKALIM
75 Milyonluk ülkemizde sportif anlamda uluslar arası yarışmalardaki durumumuzu söylemeye gerek yok diye düşünüyorum. Bizim İstanbul, Konya kadar olan devletler bizim hayli önümüzden giderken biz ülke olarak hala onların yaptığı bir çok spor dalında başarılı olmayı bırakın o branşları bile yapamıyoruz. Ülke olarak spor dallarımıza baktığımızda ilk olara k futbol, sonra basketbol, Voleybol, daha sonrada maalesef ata sporumuz Güreş gelerek diğerleri ile devam ediyor. Bu saydıklarımın da başarılarına bakarsak Ülke bazında futbolda 2002 de TFF başkanı Haluk Ulusoy olduğu dönem ve Milli takımlar sorumlusu Şenol Güneş ve ekibi olduğu zaman Dünya Üçüncüsü olarak büyük başarıya imza atmıştık. Ondan öncede kulüpler bazında Galatasaray UEFA kupasını almıştık ondan sonrada kayda değer bir başarı yok. Basketbol haklı olarak almış oldukları Avrupa şampiyonlukları ve kulüpler bazında da devamlı olarak almış olduğu başarılar ile en popüler spor dalları arasında yer alırken Voleybolda da Uluslar arası başarılar kulüpler düzeyinde yavaş yavaş bir hareketlenme başladı. Ata sporumuz Güreş de ise maalesef durum son derece üzücü geçmiş yıllarda uluslar arası müsabakalarda göğsümüzü kabartan Güreş son yıllarda büyük düşüş yaşanmaya başladı. Kısaca Ülkemizin spor profili şimdilik böyle gözüküyor. Neden geriledik dersek sizlere kısaca kendi yorumlarımla cevap vermeye çalışayım. Futbol ile başladık Dünya Üçüncüsü olan Ulusal takımızın başındaki Şenol Güneş ve Ekibi bir daha Milli takımlarda nedense görev alamadılar, buna paralelde TFF o zamanki başkanının da görevi bırakmasını hepimiz hatırlarız. Bu başarılı ekip başarılı oldu fakat bir daha bu görevlere gelemediler nedeninin yorumunu sizlere bırakıyorum. Ata sporumuz Güreş federasyon başkanlığı değişikliklerinin sıkça yaşandığı ve ne hikmetse en çok başarı kazandığımız dal geriledikçe geriliyor. Acaba zamanında büyük başarıya imza atanlar neden burada da göreve gelemiyor buda cevap bekleyen bir soru. Değerli spor severler bu yukarıdaki tablo ülkemizde yaşanan spordaki başarısızlıklara kısa bir örnek idi. Orhangazi’de ki konumumuzda buna benzer durumda. Zaman zaman diğer basın mensubu arkadaşlarımda bu başarısızlıkları dile getiriyorlar, bende bu gün getiriyorum fakat ufak da olsa önerilerimde olacak. Profesyonel takımızın yaklaşık On yıldır durumu ortada daha bir kez bile Play of oynayamazken bizden sonra 3.lige çıkanlar şimdi Süper ligdeler. Bu sportif değerlendirmesi birde son maçta alınan 21.000 TL gibi acı olan cezadan söz etmek istiyorum. Bu ceza miktarı kadar artık Orhangazi sporun centilmenlik sınırını oldukça açtığının göstergesi olurken bu kadarda sahipsiz olduğunun göstergesi olarak göze çarpıyor, ayrıca bu kulübün bu kadar cezalar ödeyecek kadar lüksü olmadığını da biliyoruz. Diğer amatör spor kulüplerimizde ise en önemli olan yaklaşık Seksen yıllık bir mazisi olan Gençlerbirliği kulübünde durumlar içler acısı. 3.ligden düştükten sonra daha da kötü günler yaşadı gelen yönetimler Süper amatörden oynatmadan takımı otomatikman ligden düşürürken şimdilerde de ise 1. Amatör kümede zorla mücadele verir halde yaşamaya devam eden bir çınar var karşımızda. Hürsporsa ise biraz daha iyi konumda amatör kümede mücadele vermeye çalışıyorlar. Yukarıda da belirttiğim gibi ilçemizde Basketbol, Karete, Voleybol Okçuluk gibi spor dallarında başarı ile mücadele eden spor kulüplerimiz de bulunmaktadır. Futboldaki başarıların yanında bu kulüplerimiz büyük kulüplere ve Milli takımlara sporcular vererek kendi imkanları ile gençlere hizmet vermeye çalışıyorlar. Bu konular aşağı yukarı hepimizin bildiği konulardı benim naçizane tavsiyem acaba spor kulüplerimiz artık bu kulüpleri başarı ile yürüten yöneticilere yerlerini bıraksa eğer içlerinde bunları yapacak kulüp yöneticileri varsa onlar birazda bu kulüpler içinde çalışma yapsınlar bu hizmet ranta, kendi menfaatlerine değil gençliğe, ilçeye ilçe menfaatlerini gözeterek hizmet etmek amacı ile olmalıdır, bunu yapacak insanları göreve getirmek daha iyi olmaz mı diye düşünüyorum.
