Muharrem Değirmen

Köşe Yazısı

Milli Mücadelede Orhangazi Ve Refik Atay

··4 dk okuma

Refik Bey(Atay): 1307/1889 tarihinde Orhangazi’ de doğdu. Babasının adı Mehmet’tir. Refik Bey, ibtidai ve Rüştiyeyi bitirdi. Daha sonra idadi derecesinde özel öğrenim gördü. 1327/1909 yılında maliye katibi oldu. 337/1919 yılında Orhangazi, Yalova ve Gemlik Müdafa-i Hukuk Cemiyet başkanı olarak, Kurtuluş Savaşı’nın ünlü kahramanlarındandır. Milli Hareket sırasında da Kocaeli gurubunda görev almıştır. İşgal yılları sırasında Yunanlıların Yalova, Orhangazi ve Gemlik’te yaptıkları facia üzerine bizzat İstanbul’ a gidip Sadrazam ile görüşüp yardım istemiş. Daha sonra da Kızılhaç nezdinde şikayette bulunarak olayı tüm kamuoyuna duyurulması sağlanmıştır. Daha sonra bölgeye gelen Uluslararası komiteye de Refik Bey rehberlik yapmıştır. Orhangazi ve çevresinin ilk fotoğrafları da bu heyette yer alan bir fotoğrafçı tarafından çekilmişti. Bölgemizde daha büyük olayların önüne geçen Refik Bey’e Orhangazi her zaman minnettar olmuş, bu nedenle Kurtuluştan sonra da 1.2.4. dönem Orhangazi İl Genel Meclis üyeliği yapmıştır. Bu yıllarda da Orhangazi için büyük çabalar göstermiştir. Kurtuluş Savaşında Orhangazi ile ilgili en sağlıklı bilgileri Eylül 1919’dan itibaren yurdun her tarafında kurulmaya başlanan ve bu arada da Sivas Kongresinden sonra Bursa ilinde ilk kez Orhangazi’de kurulan Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin üyesi merhum Refik Atay’dan öğreniyoruz. Yeni Orhangazi Gazetesinin 1 Ekim 1962 tarihli, nüshasında başlayarak yayınlanan bu hatırat bizim için en iyi kaynaktır. Refik Atay, ”Orhangazi İstiklal Harbi Hatıraları” başlığı ile yayınladığı hatıratın ilk bölümünde önce çökmekte olan Osmanlı İmparatorluğunda halkın, padişahın durumunu dile getirerek, 1918’den itibaren başlıyan işgali ve bu işgal sırasında azınlıkların vahşet ve zulümlerini anlatır. Orhangazi’yi içine alan bölümü kendi deyişiyle:” Mustafa Kemal Paşa, Sivas’tan bütün memlekete seslendi. Bu badireden kurtulmak için “Ya İstiklal Ya Ölüm” parolasıyla çalışmak gerektiğini, bunun için memleketin her tarafında Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin kurulması zaruretine işaret etmiştir.” Kurtuluş Savaşındaki Orhangazi direnişi işte böyle başlar. Ancak o esnada henüz Orhangazi işgal edilmiş değildir. Bu arada İttihat ve Terakki Cemiyetinin hükümette olduğu tarihlerde yerlerinden edilen Ermeni azınlığa, Sadrazam Damat Ferit Paşa hükümetinin emriyle tekrar geri dönme olanağı verilir. Hatta Ermeni ailelerinin 50’şer lira para yardımı yapılarak, el konulan eşyanın geri verilmesi sağlanmıştır. Refik Atay’a göre Ermenilerin büyük bir kısmı bu para ile silah temin ederek ilçede çeteler meydana getirmiş ve Müslümanları yok etmek, parasını gasp etmek gibi hunharca hareketlerde bulunmuşlardır. Çetelerin İznik-Yalova-Gemlik şoselerinde yol bağı yaparak, halkı tetirgin etmesi, karşı harekete yol açmış ve halktan da silahlanan gruplar dağlara çıkarak eşkiyalığa başlamıştır. Atay, örnek olarak Tekke Mahallesindeki camiden kaldırılan Kasapların Ömer Ağa’nın 1.000 liralık fidye ile serbest bırakıldığını verir. Köyden köye gitmenin güçleştiği ve Anadolu’nun aynı olduğu bu tarihlerde, (Eylül 1919 öncesi) Valilikten emekliye ayrılmış Baha Bey’in başkanlığında, Derviş Tarakçıoğlu ve Refik Atay’ın üye bulunduğu Orhangazi Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurulur. Milli Mücadele Hatıratı ile kitabımızın kaynağı olan Refik Atay;(1893/1975) Orhangazi Müdafa-i Hukuk Cemiyeti Bu kuruluştan sonra Ermeni köyleri hariç Türk köylerinin hepsinde üçer kişilik Müdafaa-i Hukuk cemiyeti kurulur. Orhangazi Cemiyeti’ne Sivas’tan M.Kemal imzasıyla gelen telgraflar, o günün telgraf müdürü Vasıf Bey tarafından gizlice ulaştırılıyordu. Toplantılarını gizlice Belediye binasında yapan cemiyet üyeleri, o tarihlerde İlçe Kaymakamı bulunan Nazım Bey’in muhalefeti ile karşılaşırlar. Ancak jandarma kumandanı ile mahalli savcının olumlu destekleri sonucu haberleşme açıkca devam eder. Hatta ilçe merkezindeki Müderris Eşref Efendi’nin (İstanbul Hükümeti emri olmadıkça yapamayacağını söyleyen zat) kaçınmasına rağmen Kuvayi Milliye’nin selamet ve saadeti için o sırada köy imamı, daha sonra müftü olan Hafız Salih Efendi’nin halk huzurunda durması sağlanır. O sıralarda merkez ve köylerden makbuz mukabili toplanır, silah tespiti yapılır. Toplanan paralar ise sivil Binbaşı Abdullah Bey vasıtasıyla Bursa’ya gönderilir. Kuvayi Milliye’nin etkisi bu sıralarda Eskişehir’e kadar ulaşmış, Bursa’ya da 56.Fırka Kumandanı Bekir Sami Bey gönderilmiştir. Aynı tarihlerde Anadolu’da ayaklanan ve “İstiklal uğrunda hayatlarımızı fedaya hazırız” diye dünyaya haykırmak ve haklı davasını duyurmak için çırpınan Türk Milleti Ulu Önder Atatürk’ün etrafında toplandığnı dünyaya ilan ederken, İstanbul Hükümeti ve onun sadrazamı Damat Ferit Paşa düşmanlarıyla iş birliğine gidiyor, aylık ücretle toplanan “Kuvayi İnzibatiye” adını verdikleri silahlı kuvvetleri üzerine gönderiyorlardı. Şeyhülislam Abdullah Efendi, Anadolu’da ayaklanan halkı asi, eşkıya ilan ederek katli için fetva vermekten kaçınmıyordu. Ancak Milli Kuvvetleri, üzerine gelen İnzibat Kuvvetlerini bertaraf ederek İstanbul Hükümetini hayal kırıklığına uğratıyordu. Bu arada ****başta Anzavur Ahmed olmak üzere yurt içinde isyanlar çıkmasına da neden oluyordu. Asayişin güçleştiği bu tarihlerde (Eylül 1920) Gemlik’in İngilizler tarafından işgal edildiği haberi Orhangazi’de bomba etkisi yapıyordu.İngilizlerin işgalden sonra Yunan askerine devirteslim edeceği söylentisi, Orhangazi Mudafaa-i Hukuk Cemiyeti üyeleri arasında da iyi karşılanmamış, işgal esnasında iki göze çarpan Müdafa-i Hukuk üyelerinin tevkifinin düşünülmesi nedeniyle, çalışma imkanının kalmadığı gerekçesiyle llçede son toplantılarını yapmışlardı. Birbirleriyle vedalaşarak ve millet ve memleketin selameti için çalışacaklarına dair ant içerek ayrılan Orhangazi, Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti üyelerinden Derviş Bey’in Samsun’a, Refik Bey’in de Bandırma Otelinde kalan Refik Atay, o günler için şöyle diyor:”İstanbul’a gider gitmez derhal Yalova ve Çınarcıklı arkadaşlarımla görüşerek, merkezi Bandırma oteli olmak üzere yeni bir Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurduk. Aramızda görev taksimi, yaparak, cemiyetin başkanı olarak çalışmaya başladım.” Orhangazi ve civarından gelen yolculardan düşman kuvvetleri hakkında sağlıklı bilgiler aldıkça Yalova Cephe Komutanı Kaymakam Demir Hulusi Bey’e bildirmeye başlar. (Refik ATAY;Milli Mücadelede Vatanımızın kurtuluşunda emeği geçen binlerce isimsiz kahramandan biridir.İlçe tarihimiz içinde bir onur sayfası olan bu değerli insana minnet borcumuzu ödemek Orhangazililer olarak en önemli görevlerimizden biridir.)

Instagram

Sosyal Medyada Takip Edin

@muharremdegirmen1654

En yeni gönderiler, fotoğraflar ve etkinlikler için Instagram'dan takip edin.

Instagram'da Takip Et