Köşe Yazısı
Turşucu sorunlara çözüm bekliyor
Hangi yöne açılıp, hangi değere nasıl sahip çıkma konusunda halen bocalayan bir ilçeyiz. Bunun en önemli nedeni ise “ben bilirim” edası ile kendi kendine iş yaptığını zannetme gayretidir. Sözde profesyonel ancak sorunlardan bir haber sivil toplum kuruluşları ile ne yazık ki havanda su dövülmekte. Şimdi gündem Turşu Festivali. Amaç ne? Gedelek Turşusunun tanıtımıymış… Burada önemli bir parantez açmak istiyorum. 1. Gedelek Turşu Festivalinin basın toplantısı OTSO’nun anlaştığı işi bilmeyen hatalar yumağı bir firma ile Bursa’da bol yıldızlı bir otelde yapılmıştı. Bursa’da ki tüm basın mensubu arkadaşlar gülmüş ve dalga geçmişlerdi alakasız bir çalışma olduğu için. Neyse buna daha sonra değiniriz. Asıl söylemek istediğim AK Parti Bursa Milletvekili İsmail Aydın’ın Bursa’da ki toplantıda ifade ettikleri. Aslında yapılması gerekenin ve yol haritasını o gün çok güzel özetlemişti Sayın İsmail Aydın. Düzenlenen o toplantıda Aydın: “Gedelek Turşusunun tanıtıma ihtiyacı yok. Sorunların çözümüne ihtiyacı var. Sizler tespit edeceksiniz, bizlerde çözümü için Ankara’da uğraşacağız…” demişti. Aradan üç yıl geçti. Çok merak ediyorum kendini profesyonel ve her şeyi bilirim diyen OTSO’nun çok bilmişleri (paralı danışmanları dahil) bununla Sayın İsmail Aydın’a hangi dosyayı sundu acaba? Hangi sorunların çözümü için bir tespit yapılıp dosya halinde hem Sayın İsmail Aydın hem de Tarım Bakanı Sayın Faruk Çelik’e sunuldu? İşte turşunun ve Gedelek’in asıl sorunu bu. Daha da ötesi her şeyi armut piş, ağzıma düş diyen Gedelek muhtarı önce bi etrafına bakacak. Hani derler ya aslan yattığı yerden belli olur diye. Daha girişten bir falsoyla Turşu diyarı Gedelek’e gidiyorsunuz. İnsan hiç olmazsa yol kenarında bulunan lavoba ve tuvaletleri görür be muhtar!!! Dedik ya bizim turşumuzun ne tanıtıma ne de Pazar bulmaya ihtiyacı var. Asıl sorun çözüm bekleyen konulara odaklanmaktır. Yıllardır belirli statülerin ayarlanmasını bekleyen turşu imalatçılarımız bu sorunlarla boğuşurken aslında pek de o kadar çok göz önünde olmaya hevesli değil. Dedik ya sorunların çözümü… Bir diğer nokta ise bugün manşet haberimizde de verdiğimiz olay. Ya kardeşim sen kendine Turşu diyarı diyorsun ama oda yönetiminde, meclisinde, üyelerinin arasında dahi yer alan marketlerde bile Gedelek Turşusunu sattıramıyorsun. Daha neyin tanıtımından bahsediyorsun. Tek tek tümmarketleri bir daha gezdim ve dolaştım. Merak edip turşuları incelerken acı durum ile karşılaştık. Raflarda yer alan turşular bırakın Gedelek Turşusu olmasını Bursa ismi ve markasını görsek yine de gam yemeyecek idik. İlçemizde bulunan market ve süpermarketlerde ne yazık ki Marka diye Hıyarcan diye uğraş verdiğimiz markamız Gedelek yerine İzmir, Ankara, İstanbul, Torbalı, Ümraniye, İzmir Mustafakemalpaşa, Elmadağ ve Çubuk gibi turşu üreten yerler var. Turşuyu memlekette marka haline getirebilme adına bunca tanıtım, masraf ve emek sarf edilirken ne yazık ki Orhangazi’de bulunan marketlere bunu duyuramamışız. Marka derken acaba Orhangazi’de bulunan işletmeler bunun dışında mı? Bu da markayı nasıl algıladığımız ile alakalı olsa gerek. Çünkü Orhangazi’de Türkiye çapında birçok market olmasına rağmen raflara Gedelek Turşusunun girememesi markayı nasıl algıladığımız ile bağlıdır. Aksi halde 3 yıldır havanda su dövmeye devam eder durursunuz…
