Köşe Yazısı
Yerel Basın Önemlidir ve Ayakta Kalmalıdır
Bölgelerde halkın sesi, gözü ve kulağı olmaya çalışan yerel gazetelerin yayınlanması ile, yerel basın halkının güçlü sesi olmaya devam ediyor ve etmelidir. Bunun için herkesin üzerine düşeni yapması gerekir. En fazla da yerel basının işine sahip çıkması, mümkün olan şartlarda en iyisini yapmasıdır. Gazete yayıncılığı sadece bir gazete basıp yayınlamak değil, bölgemizi içeren bilgi ve belgelerin yazılımı ile tarih arşivi olmanın yanında bölgenin ticari, sosyal ve ekonomik gelişimini de tetikleyen önemli bir olaydır. Bölgemizde yerel basının güçlenip gelişmesini en çok isteyenlerden biriyim. Nedeni günlük yerel basınının hepsinin birbirine benzediğini söylemeyen kalmadı. Yayınlarında ki içerik ve resimler aynı ve 'Batı yakasında yeni bir şey yok!' dercesine birbirlerine benziyorlar. Gerçi bu hastalık ulusal basında da var… Halkın ve bölgenin sorunlarına dile getiremeyen basın, yaşamımızda var olan olumsuzlukları görmemezlikten gelinmesi ve sadece resmi gazete gibi belirli mercilerin açıklamalarını gündemine alması gazetelerin baskı sayılarının da azalmasına neden oluyor. Yerel basın yetişmiş eleman yokluğu, bölgesindeki aydınların sadece olaylara gazeteler dışında tenkit getirip gazete köşelerinde toplumu bilinçlendirmesine destek vermeyince, gazetelerimiz içerik ve fikir olarak yetersiz kaldı. Köşe yazarı, fikir üreten, düşündüren karikatürist ve diğer sanatkârları buralarda görememenin sıkıntısını yaşıyoruz. Basın sadece bir ajanstan alınan haberlerin yayını olamaz ve farklı gündemler ile halkın sorunlarını çözme becerisini de gösterebilmeli. İstiklal Savaşında Atatürk Samsuna çıktığında kendisini İstanbul basını suçlayıp vatan haini ilan ederken, yokluklar içerisinde bulunan Anadolu Basını ve matbaacıları onu bir kurtarıcı ve kahraman diye karşıladı. O günlerde ülkede kâğıt yok… Mürekkep yok… Ama hepsi yaratıldı, bulundu, o günlerde gazete çıkarılamayınca el ilanları ile gazete çıkartılıp halka ulaşıldı ve İstiklal Savaşı böyle kazanıldı. Anadolu Yerel Basını, bu ülkenin kuruluşundaki en büyük temel taşlarından biri ve Kuvayi Milliye Hareketinin ta kendisidir. Dün İstiklal Savaşında böyle idi, bu günde böyle… İstiklal Savaşımızda yerel basının önemini Atatürk'ün Fazilet Adaları olarak tanımladığı yerel gazetelere, ' Anadolu Aslanları, Anadolu'daki Kalelerim ve Benim 2. Kuvvetim' sözleri ile yerel basının önemini vurgulamıştır. Atatürk, 1919'ların sonlarında Ankara'ya döndüğünde ilk olarak 'Anadolu'nun Sesi' gazetesini çıkarmaya başlaması basına verdiği önemi gösterir. Bu gün Ulusal Basının olanakları ile yerel basının olanakları arasında büyük ekonomik farklar olmasına rağmen Anadolu basını, yerel gazete ile ulusal basının yerel muhabirleri arasında sürekli bir mücadele olmaktadır. Buda doğaldır ve olmalıdır da… Ulusal gazeteler Anadolu'nun en ücra köşesine ulaşabilecek bir dağıtım ağını kurduktan sonra, yerel gazetelerin kentlerdeki etkinlerine bir darbe de çıkardıkları bölge sayfaları ya da şehir ekleri çıkararak vurmuşlardır ve vurmaya devam etmektedir. İşte bunun içindir ki yerel basının önemi ve ayakta kalması ülkede daha da önem kazanıyor.
ARADA GARİP ŞEYLERDE OLUYOR… Bazen etrafımızda, dünyada, yurdumuzda, ve yakın çevremizde garip şeyler oluyor. İnsanlar mı değişiyor, teknoloji mi hızlı ilerliyor? Dünya mı bir değişime uğruyor, yoksa biz mi çağın hızlı değişimine kendimizi adapte edemiyoruz, şaşırıp kalıyoruz. Bir bakıyorsunuz gerek Kıbrıs konusunda; gerekse Suriye konusunda bize ahkâm Kesen Rusya, Kırım’ı resmen işgal ediyor ve dünyaya meydan okuyor. Bir bakıyorsunuz yıllardır birbirine destek olan ve okullarda müfredatı değiştiren, kendilerine ayak bağı olacak kesimleri yok etmek için yasaları değiştiren iktidar ve cemaat koalisyonu bozuluyor ve suçlu bunlar değilmiş gibi birbirine “ateş püskürüyorlar.” Gerek dünya’daki gerek ülkemizdeki ve gerekse çevremizdeki değişiklikleri görünce bazen karamsarlaşıyoruz. Acaba bizi uzaylılar mı etkiliyor, tembelleştiriyor? Bilgisayarla dünyayı yönetmeye çalışıyor. Yoksa, geçtiğimiz günlerde Malezya’dan kalkan ve kayıplara karışan uçağı da uzaylılar mı kaçırıp incelemeye aldı ve uçağa binen iki sahte pasaportlu yolcu da uzaylı mıydı? Belli mi olur yakında uzaylılarla beraber dış turizme de başlayabiliriz.
