Ali Fuat Paşa’nın mezarı neden cami avlusuna defnedildi?

Ali Fuat Paşa, 20. Kolordu komutanı sıfatıyla Ankara’ya gelir. Sivas Kongresi’nin toplandığı günlerde İngilizler bir hareketlilik içine girerler. Bu hareketliliğin sebebi İstanbul-Eskişehir ve Eskişehir-Konya güzergahı üzerinde bulunan demiryollarının işgali suretiyle Yunan ilerleyişini kolaylaştırmaktır. Paşa, bu durumu haber alır ve Sivas Kongresi’ne yolladığı bir telgraf vesilesiyle Geyve Boğazı’nın önemine işaret eder. Bu boğazı her ne pahasına olursa olsun savunacağını bildirir. Zira Geyve’nin düşmesi demek orta Anadolu yaylasının İtilaf devletlerine açılması demektir. Kongre başkanı Mustafa Kemal, bu görüşü isabetli bulur. Aynı günlerde gerek Milli Mücadele’ye olan taraftarlığı ve gerekse de Sivas kongresi ile olan irtibatı sebebiyle Ali Fuat Paşa, İngilizlerin isteği üzerine Osmanlı hükümeti tarafından görevden alınır ve yerine Kiraz Hamdi Paşa getirilir. Ancak Hamdi Paşa, Ali Fuat Paşa’nın görevi teslim etmek istememesi ve yol üzerinde aldığı tedbirler nedeniyle İstanbul’a geri dönmek zorunda kalacaktır. Tam da aynı günlerde Temsi Heyeti Ali Fuat Paşa’yı Garbi Anadolu Umum Kuvva-i Milliye kumandanı olarak tayin eder. Yani Paşa bundan sonra hem Ankara’daki 20. Kolordunun hem de batıda örgütlenen Kuvva-i Milliye birliklerinin başında olan kişidir. Hemen belirteyim ki 20. Kolordu ilerleyen günlerde Batı cephesinde tesis edilecek olan düzenli ordunun ilk çekirdeğini oluşturacaktır.
Ali Fuat Paşa’nın bundan sonraki hedefi İngilizleri Geyve bölgesinden mümkün mertebe uzak tutmaktır. Hatta Paşa, Eylül 1919’da Eskişehir-İzmit civarına bir süvari akını düzenlemek istediğini Heyet-i Temsiliye’ye bildirir. 16 Mart 1920’de İstanbul’un işgali ile Geyve Boğazı’nın önemi bir kat daha artar. İngilizler aynı gün İzmit ve civarını da işgal ederler. Bir yandan da yine İngilizlerin desteğiyle bölgede bir dizi ayaklanma çıkar. Amaç, İngiliz kuvvetleri ile Kuvva-i Milliye birlikleri arasında bir tampon bölge oluşturmaktır. Ali Fuat Paşa, birkaç gün sonra bölgeye kuvvet sevk ederek evvela Geyve Boğazı’nı kontrol altına alıp, buraya ulaşan demiryollarını tahrip eder.
1920 yılının Mart ayı sonlarında da İngilizleri Eskişehir’i terk ederek İzmit civarına geri çekilmeye mecbur bırakır. Böylelikle stratejik açından son derece önemli bir konumda olan Geyve, Kuvva-i Milliye’nin bir üssü haline gelir. Ali Fuat Paşa, bu tarihten Batı cephesi kumandanlığına tayin edildiği 7 Temmuz 1920’ye kadar Geyve’yi hareket üssü olarak belirler. Bu süre içinde hem Geyve Boğazı’nı takviye etmiş, hem de Anzavur hadisesi başta olmak üzere bazı çatışmaları buradan idare etmiştir. Yaşanan bu gelişmeler bu küçücük beldeyi, Paşa’nın nazarında ayrıcalıklı kılmış görünüyor. O derece ki Paşa, son uykusuna gözden ırak bu küçük mekanda çekilmeyi tercih etmiş.
ALİ FUAT CEBESOY MÜZESİ
Beldede ayrıca bir de iki katlı Ali Fuat Cebesoy Müzesi bulunuyor. Müze 1989’da açılmış. Müzenin yer aldığı yapı önceleri belediye olarak kullanılmış, bir aralık sağlık ocağı olarak hizmet verdikten sonra müzeye dönüştürülmüş. Müzenin bulunduğu yer Cebesoy’un avlusunda gömülü olduğu caminin hemen yakınında. Müze Ali Fuat Paşa’nın yeğeni Ayşe Cebesoy Sarıalp ve Cemal Kutay tarafından düzenlenmiş. Üst katta Ali Fuat Cebesoy’a ait bazı eşyalar sergileniyor. Bunlar arasında çeşitli fotoğraflar, Paşa’nın Milli mücadele sırasında yanında taşıdığı bavulu ve yatak odasındaki bazı kişisel eşyalar hemen göze çarpıyor.
CEBESOY’UN KENDİ ELLERİYLE ÇİZDİĞİ MUHAREBE KROKİLERİ
Müzenin ikinci katında Kuva-yı Milliye Genel Komutanı ve düzenli ordunun Garb Cephesi Komutanı Ali Fuat Cebesoy Paşa'dan kalan fotoğraf, belge, hatıra eşya ile şahsi eşyalar sergileniyor. Ali Fuat Cebesoy'un Yunan ordusuna karşı kendi elleriyle çizdiği muharebe krokileri ilgi görüyor. Ayrıca Kırşehir Çelebisi Cemaleddin Efendi'nin Ali Fuat Paşa'ya hitaben yazdığı ve Milli Mücadele'de kendilerinin yanında olduklarını bildiren mektup, yine aynı Cemaleddin Çelebi'nin 'İngiliz Muhipler Cemiyeti azasının menfi çalışmalarının önlenmesi için Ali Fuat Paşa'ya hitaben yazdığı mektup' dikkat çeken tarihi belgeler arasında yer alıyor.
Müzenin ikinci katı da Alifuatpaşa beldesinin ismini aldığı Ali Fuat Cebesoy'a ayrılmış. Burada, Kuva-yı Milliye Genel Komutanı ve düzenli ordunun Garb Cephesi Komutanı Ali Fuat Cebesoy Paşa'dan kalan fotoğraf, belge, hatıra eşya ile şahsi eşyalar sergileniyor. Ali Fuat Cebesoy'un Yunan ordusuna karşı kendi elleriyle çizdiği muharebe krokileri ilgi görüyor. Ayrıca Kırşehir Çelebisi Cemaleddin Efendi'nin Ali Fuat Paşa'ya hitaben yazdığı ve Milli Mücadele'de kendilerinin yanında olduklarını bildiren mektup, yine aynı Cemaleddin Çelebi'nin 'İngiliz Muhipler Cemiyeti azasının menfi çalışmalarının önlenmesi için Ali Fuat Paşa'ya hitaben yazdığı mektup' dikkat çeken tarihî belgeler arasında bulunuyor.
Diğer yandan da Müzenin yetkilisi ilgisizlikten şikayetçi. Burada fahri olarak görev yaptığını, müze anahtarının kendisinde olduğunu ancak gelen giden pek kimsenin olmadığını söylüyor. Ben de müzeden tesadüfen haberdar oldum. Yolunuzu Geyve istikametine düşürürseniz Kurtuluş Savaşı’nın bu kıymetli Paşasının da kabrini ziyaret edip, hatırasını yad etmeyi unutmayın. Haber-Muharrem DEĞİRMEN / 3. GÖZ HRA




