Bayramlar tatil değil, birlik ve beraberlik günleridir

Bayram tadında sohbetlerle bu kez sizler için Orhangazi Taşıyıcılar Kooperatifi’nin Genç ve Dinamik Başkanı Beytullah Güneş’e konuk olduk. Açıkçası söyleyeyim Bayram Sohbetimizin hiç bu kadar zevkli olacağını tahmin etmemiştim. Biz Gazetecilerin röportajlarda alışık olduğu bir şey vardır. Sohbete başlarsın ve çoğu zaman karşınıza; “Off the record” yani gazeteciye kayda almaması koşulu ile açıkladığı bilgi çıkar. Ancak Beytullah Başkanda bu yoktu. Sez kayıt cihazımız yaklaşık 2 saat açık kaldı masasında ve hiç ara vermeden sormak istediğimiz her şeyi kendisine sorduk. Öncelikle Beytullah Başkana bu içtenliği ve samimiyeti için teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Keyif dolu bayram tadında sohbetin için teşekkürler Beytullah Başkan…
Sayın Başkanım, kendinizden ve ailenizden bahseder misiniz biraz?
Orhangazi ikametliyim, Orhangazili bir ailenin tek erkek çocuğu olup evli ve iki çocuk babasıyım. Türk Dili ve Edebiyatı mezunuyum eşimde İngilizce öğretmeni olarak görev yapmakta. Orhangazi’de ilkokul ve ortaokulu tamamladıktan sonra lise öğrenimimi Yalova’da, Üniversite öğrenimimi Makedonya Üsküp Devlet Üniversitesinde tamamladım. Bu süre içersinde baba mesleği olması nedeniyle sürekli nakliye sektörü içersinde yer aldım.
Ben bu camiada yetiştim ve bu camianın ekmeğini yedim, eğitimimi tamamladım.
Bu camianın desteği ile bu günlere geldik. Genel olarak baktığımız zaman sektörün eğitim seviyesiyle kıyaslandığında herkes biraz durumumu irdeledi ve garipsedi.
Ben buraya seçilmeden öncede çalışma arkadaşlarımıza ve ortaklarımıza söylemiştim bu meslek gurubunun ekmeğiyle büyüdüm ve yetiştim ve çocuklarımda aynı şekilde bu ekmekle büyüyebilmesi için bu kooperatifin bekası ve devamlılığı söz konusu olabilmesi için buradan elimizden geleceğine inandığımız insanların teveccühü ile performansımızı en üs seviyeye çıkararak bu günlere geldik.
Bu mekanda yaptığımız görevin hakkını vererek en üst seviyeye çıkarmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Eskiden Orhangazi’de Kurban Bayramı hazırlıkları nasıl yapılır, bayramlar nasıl geçerdi çocukluk döneminize dair Kurban Bayramı anılarınız nelerdir?
Yaş gurubu itibari ile çok fazla ey gidi günler ve ya eski bayramlar deme gibi fazla bir lüksümüz yok. Ama yinede o dönemin son çeyreğinde eski bayramları teneffüs edip bulunduk. Eskiden kurban bayramlarında unutamadığımız anılarda oldu tabi. Şöyle söyleyeyim evimiz bahçeli bir evdi eskiden. Biliyorsunuz mahalle aralarında kurban kesimi gibi sıkıntı olmamaktaydı. Haftalar öncesinden kurbanlık alınır, daha da ha temiz olsun diye bahçeye koyulurdu.
Aynı mahallede kendi akrabalarımızla birlikte oturuyoruz, herkes kurbanlığının hissedarı olur ve hayvan beslenip bahçenin otu temizlenirdi. Kurbanlık hayvanımız doyar ve hayvan kurban evine geliyordu. Tabi hayvana dışarıdan bir zarar gelmesin diye biz geceleri kalkar hayvan yerin demi diye bakardık. Bu şekilde yani çocukluğumuzun 15-16 yaşına kadar aynı serüven devam etti. Tabi o kesilen kurbanlar 15-16 günlük bir geçmişten sonra bizim çocukluğumuzun bir parçası olur ve her seferinde içim kanardı. Ama tabi o İslam’ın vecibenin verdiği şeyle böyle insanın ete organa verdiği duyarlılığın ete organa değdiğinde kendi bünyemde hissettiğimden dolayı bu gün ki yapılış şeklinden daha çok önem verilmesini düşünmeye başladım.
Herhangi bir bağış yoluyla herhangi bir ete kana temas etme kana temas etmeyen insanların herhangi bir iç gücüsel yapılışına insanlar üzerinde insanları nasıl tatmin ettiğini gördüğümde kurban vazifesini yaşaması gerekli ve hassasiyetini anlamalı. Biz küçüklüğümüzde hiç unutmam bayramlar gelecek, baklavalar açılacak, tatlılar yapılacak ve hiç dokunulmamak üzere saklanır ve sabah erkende kalkılır kazanda şerbet kaynatılırdı. Tabi o koşuşturma esnasında tatlının üzerine dökülür bizlerde sabırsızlıkla o anı bekleyerek bayrama gelmeden eskiden bayramdan bayrama alışveriş yapıldığı için bayramdan önce yapılan bayram alışverişinde aldığımız ayakkabıları bayrama kadar giymez gece o ayakkabılarla elbiselerle yatılırdı.
Tabi bir şekilde hayatımızın bir kısmı gurbette geçti orda ayrı bir üniversite vardı orda da sizin gibi bayramları aynı ortamda aynı değerlerde orda yaşayan sizin gibi insanlarla beraber yani sizin inandığınız değerlerdeki insanlarla beraber aynı ortamı ülkemizden çok daha uzakta birkaç gümrük kapısından geçtikten sonra yaşadım. Bu çok ayrı mutluluk verici bir şey belki gezmişsinizdir orda da Müslüman Türk olan topluluklar var. İşin gurbet boyutuna gelince bayram gibi bir günde ailenizle sadece telefonla konuşarak hasret gidermeye çalışıyorsunuz buda gurbet günü insanı en fazla burkan olaylardan bir tanesi. Bunlar gelip geçiyor elbet bizde büyüdük en başta söylediğim gibi son çeyrek olayını Orhangazi ve Türkiye’de tamamlamış durumdadır. Daha önceden rezerve edilmiş tatil günlerini icra eden bir toplulukla kucaklaşmış olduk. Tabi bu gün itibari ile hala daha ve inşallah bundan sonraki süreçlerde de ben hiç bir zaman bu bayramları tatil olarak icra edilmesi gereken bir zaman birimi olarak düşünmüyorum, çocuklarıma da aynen yansıyarak aynı ayrıntıları aynı vericileri bir şekilde yaşatıp inşallah geleceğe oğlumun ailesine aktarmaya çalışıyoruz yapılması gereken bir şey varsa gerisini de yapmaya çalışıyoruz.
Yine bir bayram ve yine İslam Coğrafyası kan içinde, ne söylemek istersiniz bu acı tablo karşısında?
Maalesef zaten bizim en büyük sıkıntımız aynı doğrulara inandığımızı söylediğimiz insanlar olarak inandığımız doğruların arkasından yeterli hassasiyeti gütmememizden dolayı bir eksiklik söz konusu. Biz gerçekten ehlisünnet olarak bizlere verilen emir ve kurallara uymuş olsak bu gün bu sıkıntıların hiçbiriyle karşılaşmamış olurduk.
Bunun en büyük nedeni olarak ta diş güçlerin pis kardeşlerin arasına girerek dini vecibelerini yerine getirmemesi için bloklaşmış bir yapıyla karşı karşıya kalıyoruz. Bu yapı bizlerin inandıklarımızdan sürekli uzak durduğumuz için gitgide büyümektedir kardeşliğimizi engelleyen ve bloklaştıran bir yapıdır bizim inandığımız doğrulardan uzak durduğumuzdan dolayı sürekli bizim hayatımızda büyümekte ve etkinleşmekte. Eğer biz irkilipte kendimize gelmezsek birlik ve beraberlik içerisinde olmazsak ne yazık ki bir sonraki bayramlarda da aynı konuları konuşup akan kana yine elimizden bir şey gelmeyerek seyirci kalacağız. Bir mümin olarak ta Müslüman olarak ta bizlerin gerekli hassasiyeti artık gösterme zamanımız gelmiştir. Çok üzücü bir durum. Biz yaptıklarımız itibari ile yeterince şey yapmadığımızı düşünüyorum.
Ticari yaşantı, ticari ilişkiler anlamında neler söyleyebilirsiniz?
Eğer bir insan inanıyorsa ve ahlakı varsa bunu ticaretine de yansıtıyor ise emniyet sahibi ve örnek taşıyıcı olduğunu düşündüğümüzde benim için kriter olarak tek noktada aldığım şey ticari ahlakın etkin olduğu bir yerdir. Bugün Orhangazi Taşıyıcılar Kooperatifi ve bizim bulunduğumuz konumla da bağlaştırdığımızda ticari yaşantıyı da değerlendirirken bu kriterleri ahlaki kriterleri göz önünde bulundurduğumuzda hassas davranmaya çalışıyoruz. Fakat çarpıklaşan yapıyı göz önüne bulundurduğumuzda sorunlu bir kazanım getirdiğini, sıkıntılar ortaya koyulup düşündüğümüzde yaşanırken zaman zaman yılabiliriz. Ancak önemli olan tüm yaşananlara rağmen çizgiyi ve istikrarı bozmamaktır.
Son olarak eklemek istedikleriniz ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir Başkanım?
Öncelikle bu bayram sohbeti ve değerlendirme imkanı için şahsınızda tüm Güncel Gazetesi ailesine teşekkürlerimi sunuyorum.
Bayramlar bizler için elbette özeldir. Toplumları ayakta tutan en büyük dinamik aynı değer etrafında birlikte yaşıyor olmak insanların aynı ortamda aynı doğruya yürümek için beraber hareket etme kabiliyetleridir. Hedeflerimize ulaştırabilecek en büyük gerçek birbirimize olan bağlılığımız ve hayattan ne isteyip ne beklediğimizdir. Bu doğruyu bu gerçeği hayatımızın sinerjisini ortaya kattığımız zaman başarılamayacak hiçbir engel kalamayacağını düşünüyorum. Artık bir ve beraber olma, kardeşlik etrafında bir araya gelme zamanıdır. Bu vesile ile Başka kooperatifimiz ortakları, aileleri, çalışanlarımızın ve tüm ilçe halkımızın Mübarek Kurban Bayramını kutluyorum. Bayramın tüm İslam Coğrafyasına huzur ve barış getirmesini temenni ediyoruz.
Röportaj Tarihi: 20 Eylül 2015




