Cargill Türkiye İş Geliştirme Direktörü Dr. Ediz Aksoy: Türkiye ekonomisi ile birlikte biz de büyümeye odaklandık!

“Türkiye’de büyümeye odaklanmış bir şirketiz. Bunun dört ana nedeni var: Türkiye’nin hızla gelişen ekonomisi; jeopolitik konumu; pazara sunduğumuz ürün portföyümüzü geliştirme arzusu ve büyümeye verdiğimiz önem.”
Cargill Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Murat Tarakçıoğlu’nun ifadesiyle, “Şirketin ülkemizdeki büyüme ve değişim süreci, Türkiye’nin yağ kimyası üzerine uzmanlığıyla tanınan Alemdar Kimya’nın Gebze’deki üretim tesisi ve isim haklarının mart ayında satın alınmasının ardından gıda sektörümüzün köklü firmalarından Turyağ’ın Mayıs ayında gerçekleşen satın alma işlemi ile devam etti.”
2014 yılı ileride, şirketin büyüme serüveninde bir kilometre taşı olarak anılacak. Art arda gelen bu yatırımlar karşısında değişik vesilelerle kendisine yöneltilen bir soruyu, biz de yönelttik Tarakçıoğlu’na; “Bu yatırımları yapmak için neden 2014 yılını seçtiniz?” Cevabı gayet net ve kısa oldu: “Cargill’in global büyüme stratejileriyle uyum içinde hareket ediyoruz. Yoksa Türkiye ekonomisi yıllardır kesintisiz büyüyor. Bunu görüyor ve izliyoruz.”
Bu ay köşemize konuk olan İş Geliştirme Direktörü Ediz Aksoy da ekonomideki büyümeye işaret ediyor ve hemen ekliyor: ““Türkiye ekonomisi ile birlikte biz de büyümeye odaklandık!”
Aksoy yaklaşık 3 yıldır bu görevi yürütüyor. Turyağ’ın satın alma sürecinin tamamlanmasıyla birlikte artık tamamen bitkisel yağ pazarına odaklanmış durumda. Kendi deyişiyle “Cargill Türkiye, tamamen büyümeye odaklı bir şirket.”
Bunun dört ana sebebi olduğunu söylüyor Aksoy:
“Birincisi, Türkiye’nin hızla gelişen ekonomisi ve genç nüfusu ile giderek büyüyen bir pazar olması. İkinci neden ise Türkiye’nin jeopolitik konumu; coğrafya itibariyle ülkemiz Orta Doğu ve Kuzey Afrika gibi gelişmekte olan pazarlara yakın. Bu hem ülkemiz hem de şirketler için büyük bir avantaj. Diğer taraftan Cargill Gıda Bileşenleri ve Sistemleri Platformu (FIS), gelişmekte olan ülkelerde büyümeye çok önem veriyor. Platform, bu yönde stratejiler geliştirdi ve uygulamaya da devam ediyor. Tüm bu nedenlere; Cargill Türkiye’nin büyüme isteğini ve gerek Türkiye pazarına gerekse yakın coğrafyalardaki ülke pazarlarına sunduğu ürün portföyünü geliştirme isteğini de eklemeliyim.
Biz tüm bu faktörleri göz önüne alarak, uzun zamandır büyümeye dönük projelerin üzerinde çalışıyorduk. İşte son aylarda gerçeklesen satın almalar da bu çalışmaların sonuçlarıdır.”
Turyağ’ı konuşacağız ama konuyu daha iyi anlamak için önce şu soruyu soralım; Cargill, bitkisel yağ sektöründe global çapta ne tür faaliyetler yürütüyor?
Cargill bitkisel yağ sektöründe dünya çapında faaliyet gösteriyor; şöyle söyleyebilirim, bu alanda tüm kıtalarda faaliyetimiz var.
Bu faaliyetler, Cargill’in iki ana platformu altında konumlanıyor; Tarım Tedarik Zinciri Platformu ve Gıda Bileşenleri ve Sistemleri Platformu (FIS). Tarım Tedarik Zinciri Platformu bünyesinde faaliyet gösteren Hububat ve Yağlı Tohumlar Tedarik Zinciri İş Ünitesi’nin dünyanın değişik yerlerinde 62 tane tohum kırma ve işleme fabrikası var.
Bunun dışında, bitkisel yağ tedarik zincirinin önemli hammaddelerinden olan Palm ekim alanlarından da Endonezya’da 69,000 hektar alana sahip bu Platform.
Gıda Bileşenleri ve Sistemleri Platformu altında ise gıda alanındaki 11 adet İş ünitemiz bitkisel yağ alanında çalışıyor. Bu iş ünitelerinin tesislerinde, çok çeşitli yağlı tohumlar işlenerek, endüstriyelden perakendeye kadar geniş bir spektrumda bitkisel yağlar üretiliyor. Hatta ABD’deki bir İş Ünitesinde mayonez, ketçap ve fast food restoranlar için değişik sos üretimleri bile var.
Türkiye’de bitkisel yağ alanında yatırım yapma kararını nasıl verdiniz? Cargill’in küresel alandaki faaliyetleri bu yeni yatırımda size ne gibi avantajlar sağlayacak?
Biraz önce de bahsettiğim gibi büyüyen bir pazarda Cargill FIS Platformu’nun stratejileri içerisindeki üç odak alanından birisidir, yağlar.
Ancak bitkisel yağı konuşmadan evvel, şirketimizin gıda portföyünden kısaca bahsetmek isterim; o zaman konu daha iyi anlaşılır diye umuyorum. Bizim gıda portföyümüzün altında pek çok ürün var. Bunları belli gruplar altında toparlamaya çalışırsam; bu grupları özellikle kakao ve çikolata, bitkisel yağlar, fonksiyonel gıdalar, sağlıklı beslenmeyi destekleyen ürünler, hidrokolloidler, lesitinler, malt, nişasta ve kamış bazlı şekerler, proteinler ve nişasta türevleri olarak özetleyebilirim. Tabii, bu ürün grupları gıda sektörünün çok farklı alt segmentlerinde kullanılıyor ve biz de bu segmentlere hizmet veriyoruz. Kısaca üstünden geçmek istersek; Sütlü ürünler, dondurulmuş tatlılar, içecek sektörü, yenmeye hazır gıdalar, çikolata ve şekerlemeler, unlu mamuller, meyve karışımları ve zaman zaman kişisel bakım ürünlerinde de bizim ham maddelerimiz kullanılıyor.
İşte bu ürün grupları içerisinde bitkisel yağ, Cargill’in odak noktalarından bir tanesidir.
Zannediyorum, bunu biraz daha açmam gerekiyor. Aslında bitkisel yağdan kastettiğimiz, hepimizin çok yakından bildiği ürünler… Ayçiçek, kanola, palm ve Hindistan cevizi yağı gibi… Biz bu ürünleri zaman zaman tek başına, bazen de bunların farklı kombinasyonları, karışımları gibi müşterilerimizin hizmetine sunuyoruz.
Peki, nerede kullanılıyor bu yağlar? Burada başı unlu mamuller çekiyor. Unlu mamullerden kastım kek, bisküvi, börek gibi ürünler; ardından çikolata ve şekerlemeler, çikolatalardaki dolgular, gofret kaplamaları gibi ürünlerdir ve bunlar, bitkisel yağ için önemli alanlardır.
Sütlü ürünler de bir örnek oluşturur. Özellikle tatlı tarafında… Burada da bitkisel yağ kullanımı mevcuttur. Hepimizin bildiği gibi kızartmalar ve atıştırmalık gıdalar da bitkisel yağlar için önemli bir pazardır.
Şimdi, bu noktada hemen eklemeliyim ki; tüm dünyada bu kadar çok bilgi birikimi ve tecrübemizin olduğu yağ sektörü, bizim için zaten doğal bir büyüme alanıdır. Bizler zaten bu konudaki projelerimizin uzun zamandır üzerinde çalışıyor ve değişik zamanlarda ortaya çıkan fırsatları özenle değerlendiriyorduk. Turyağ projesinde ise tüm bu çalışmalar başarıyla sonuçlandırıldı.
Şuna da dikkat çekmek istiyorum; bitkisel yağ pazarına çok iyi bir marka seti ve kurulu bir tesis ile adım atmış olduk.
O zaman Turyağ’dan konuşmaya başlayabiliriz. Biraz Turyağ’ın geçmişini ve bugün geldiği noktayı aktarabilir misiniz bizlere?
Turyağ, oldukça köklü bir şirket. 1916 yılında İzmir’de yabancı sermaye ile kurulmuş bir yağ tesisi. Ardından 2008 yılında Balıkesir’e taşınmış, oradaki modern tesislerinde üretime devam etmekte.
Öte yandan, 2013 rakamlarına göre 328 milyon TL ciro ile İSO 500’de 276. sırada yer almış bir firma. 200’ün üzerinde çalışanı var. Yağlı tohum kırma kapasitesi 100 bin ton, rafinasyon kapasitesi ise 220 bin ton. Turyağ hâlihazırda İSO 9001 ve BRC gibi yüksek kalite standartları gerektiren belgelerle Türk pazarında müşterilerine hizmet veriyor.
Peki, pazar konusunda bir değerlendirme yapabilir misiniz?
Artan genç nüfus, hızlı gelişen zenginlikle birlikte gelen kentleşme Türkiye’yi tüketim malları için hızlı büyüyen bir pazar haline getiriyor. Bu faktörlerin büyümede ve ekonomide ana itici güç olmaya devam edeceğini düşünüyorum. Bu nedenle, hedef pazarımız olan ve ev dışı tüketim içerisinde değerlendirebileceğimiz endüstriyel ve pastacılık sektörleri de büyümeye devam ediyor.
Diğer yandan dondurma, çikolata, şekerleme, bisküvi ve kek gibi segmentler de hızlı bir şekilde büyüyor.
Elimizdeki verilere göre, 2013 yılında Türkiye toplam margarin üretimi 724 bin ton seviyesinde gerçekleşti. Bunun 570 bin tonu iç pazarda tüketilirken, 154 bin tonu da ihraç edildi. İç pazarda tüketilen miktarın yaklaşık 415 bin tonu endüstriyel kullanımda tüketildi. Bu 415 bin tonun, 290 bin tonunu endüstriyel yağlar, 125 bin tonunu da pastacılık yağları oluşturuyor.
Önümüzdeki 10 yıl içerisinde bu pazarların yıllık bileşik büyüme oranının yüzde 5 civarında olacağını tahmin ediyoruz. Diğer taraftan son üründe geçmişte kaydedilen büyüme oranları daha da yüksek, örneğin: bisküvi yüzde 6, kekler yüzde 5, çikolata ve şekerleme ise yüzde 9 büyümüş.
Yaklaşık 5 yıl önce Cargill Türkiye Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türk Cumhuriyetlerinden oluşan büyük bir pazarın merkezi oldu. Bu pazarlarda yukarıda saydığımız sektörlerdeki son durum nedir?
Açıkçası Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türk Cumhuriyetleri pazarlarında bizim sağladığımız ürünlere olan ihtiyaç daha da fazla. Bu anlamda amacımız, yapılan stratejik yatırımlarla bu pazarlarda lider olmak... Öte yandan Cargill’in özellikle kuvvetli olduğu ürün kalitesi ve gıda güvenliğinde, müşterilerine ayrıcalıklı değer yaratma fırsatları ise çok daha büyük. Bunu küresel entegre tedarik zincirimiz, risk yönetimi, operasyonel mükemmellik, Ar-Ge ve uygulama bilgimiz ile başaracağız; tabii tüm bu saydıklarımı Turyağ yatırımımızla Türkiye pazarına da sunacak olmanın gururunu yaşıyoruz.




