ÇİN ZULMÜ ALTINDAKİ DOĞU TÜRKİSTAN 2

Kanayan ancak görmek istemediğimiz en büyük yaramız konumunda olan Doğu Türkistan ile ilgili yazı dizimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Gazetemiz Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Muharrem Değirmen ve 3. Göz Gazetesi İmtiyaz Sahibi İrfan Aydın’ın Dünya Uygur Kurultayı Başkan Yardımcısı ve Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Seyit Tümtürk ile Doğu Türkistan davası konulu söyleşimizin 2. bölümü bugün sizlerle…
DOĞU TÜRKİSTAN’DAN İSLAM DÜNYASI’NA SİTEM
Komünist Çin’in mezalimi altında ezilen Doğu Türkistan Müslümanları, İslam dünyasının kendilerine karşı ilgisiz tavrına sitem ediyorlar. Doğu Türkistan İslam toprakları, İslam Konferansı Örgütü’nün logosunda İslam topluluklarının belirtildiği dünya haritasında bile var sayılmıyor.
Seyit Tümtürk, İslam dünyasının batı ile olan güvensiz ilişkileri nedeniyle Çin'den medet umar noktaya geldiğini kaydetti. Suriye'de yaşanan katliamın müsebbiplerinden birisinin de Rusya ile beraber Suriye'ye müdahaleyi BM Güvenlik Konseyinde veto eden Çin olduğunu belirten Tümtürk, “Mısırın son firavununu devirerek İhvan-ı Müslimin'i başa getiren Mısır Müslümanlarının oylarıyla devlet başkanlığına oturan Mursi ilk ziyaretini Müslümanları devamlı surette ezmekle maruf Çin Halk Cumhuriyetine gerçekleştirmiştir. Müslümanlar batılılardan korkularını, Doğulu komünistlerin, ateistlerin kucağına sığınarak mı bastırabileceklerini sanmaktadırlar? ‘Mazlum kim olursa olsun onun yanında, zalim kim olursa onun karşısında olmak' İslami tavrını ne zaman gerçekleştirebileceğiz” şeklinde konuştu.
İKÖ, HARİTA ÜZERİNDE BİLE VAR SAYMAMIŞ
İslam Konferansı Teşkilatı'nın Doğu Türkistan'da yaşanan zulme dair hiçbir girişiminin bulunmadığını söyleyen Tümtürk, “Tüm Müslüman toplulukların temsil edildiği Teşkilatın logosundaki dünya haritasında bile Doğu Türkistan'ın bir Müslüman toplumunun vatanı olduğu es geçilmiştir. Bu nasıl İslam kardeşliği anlayışıdır. Bize neden saygınız yok anlayabilmiş değiliz ancak bari bir İslam toprağı olan Doğu Türkistan vatanına saygınız olsun. Doğu Türkistan'ı İslam coğrafyası içine alamıyorsanız bari o haritayı kaldırın oradan, en azından biz rencide olmayalım” teklifinde bulundu.
SESİMİZİ YÜKSELTECEĞİZ
İKÖ'ye defalarca başvuruda bulunarak görüşme talebinde bulunduklarını bildiren Tümtürk, taleplerinin değil karşılanmasını cevap verilme tenezzülünde bile bulunulmadığını belirtti. İKÖ yetkililerinin Doğu Türkistan Türklerinin görüşme taleplerine karşı, aynı karede bulunmaktan bile çekindiklerini bildiren Tümtürk, terörist olmadıklarını, hiçbir zaman şov yapmadıklarını, ülkeler arasında kriz olmasını istemediklerini, ancak kendi yaşadıkları zulmün de artık görülmesi ve duyulması için seslerini yükselteceklerini bildirdi.
AÇIK CEZAEVİNDEYİZ
Türkiye'den bazı resmi ve özel kurum ve kuruluşların dünyanın dört bir tarafında su kuyuları açmak, körlerin gözünü açmak gibi hayır faaliyetlerinde bulunduklarını belirten Seyit Tümtürk, Doğu Türkistan Müslümanlarının da açık bir cezaevinde esir bulunduğunu, Doğu Türkistan'ın da İslam dünyasından ilgi beklediğini, en azından ziyaret edilerek moral bulmak istediklerini söyledi.
KOMÜNİST ÇİN NAMAZ YASAĞINI TÜRKİYE'DEN ALMIŞ
Bu arada, Kamil Koç ve Has Turizm firmalarının otobüslerinde ziyaret eden vatandaşların namaz kılmalarına izin vermemesi, Çin yönetimine de örnek olmuş gibi gözüküyor. Türkiye'de bu sıkıntının ortaya çıkmasının ardından, Çin Halk Cumhuriyeti'nde de, şehirlerarası otobüs terminallerinde, mola esnasında insanların namaz kılmak için ayrılmalarının yasak olduğu yönünde tabelalar asılmaya başlandığı öğrenildi.
TÜRK NÜFUSU SÜRGÜN VE KATLİAMLARLA AZALTILIYOR TÜRKLERE HER ŞEY YASAK
Doğu Türkistan’da Türklere hemen hemen her şey yasak. Türk Örf ve adetleri, gelenek ve görenekler, Türk Mitolojisi, Nevruz Bayramı, Meşrep, Düğün Törenleri, binlerce yıllık sporumuz oğlak vb. gibi Türk Kültür ve medeniyetinin temel öğeleri olan etkinlikler, Çin yönetimince milli bölücülüğü çağrıştıran faaliyetler olarak görülüp yasaklanmış. Türk milli bayramlarının kutlanması da yasak. 1997 yılında Gulca şehrinde, tarihi bir Türk geleneği olan Meşrep Meclisi’nin Yiğitbaşı Abdulhalil bu etkinliği gerçekleştirdiği için tutuklanmış ve 3 yıl sonra cesedi ailesine teslim edilmiş
Emekli General M. Rıza Bekin, 2005 yılında hazırladığı Doğu Türkistan Raporu’yla Doğu Türkistan’da yaşanan sorunları ve Çin yönetiminin Doğu Türkistan’da gerçekleştirdiği uygulamaları gözler önüne serdi. Raporun hazırlandığı tarihten bu yana ise Doğu Türkistan Türkleri üzerindeki baskılarda her hangi bir değişiklik olmadı.
Doğu Türkistan’da özellikle Türkiye Türkçesi öğretmek yasak. Kur’an-Kerim bulundurmak ve okumak suç
Cin Komünist partisi Merkez Komitesi’nin 19 Mart 1997 tarih ve 1 No’lu Çok Gizli Genelgesi ile Türkiye Türkçesi başta olmak üzere yabancı dillerin öğretilmesi, öğrenilmesi, yurt dışında basılan her türlü kitap, sözlü ve görsel yayınların dini kitapların hatta Kur’an-ı Kerim’lerin dahi getirilmesi, bulundurulması, okunması ve okutulması suç olarak kabul edilmektedir.
İbadet yasak
Çin Halk Cumhuriyeti Yönetimi Doğu Türkistan’a yönelik olarak ciddi anlamda din ve ibadet yasağı da getirmiş bulunuyor. Ailelerin çocuklarına dini eğitim vermeleri yasaklanmıştır. Devlet memurlarının dini ibadetlerini yerine getirmeleri men edilmiştir. Dini ibadetlerini yapan devlet memurlarının komünist partisi üyelikleri iptal edilmekte ve işlerine son verilmekte.
Asimilasyon politikaları
Doğu Türkistan’da yaşayan Türklerin göç etme hakları da Çin yönetimi tarafından ellerinden alınmıştır. Çin yönetimi sistemli olarak Doğu Türkistanlı Türkleri şehirlerden sürmektedir. Yerlerine ise, Çin yönetiminin zorla ve büyük teşviklerle Çin’den getirdiği Çinli göçmenler yerleştiriyor. Bu nedenle Doğu Türkistan Türklerinin yüzde 90’ı kırsal kesimlerde yaşıyor. Çin’in işgal yönetimi bölgenin demografik yapısını değiştirmek ve Türk halkını kontrol ve baskı altında tutmak, etnik Çin baskısı yaratmak, Türk nüfusunu azınlığa düşürmek amacıyla ülkeye devamlı surette ve kitle halinde Çinli göçmen yerleştirilmesi uygulamasına bütün şiddeti ile devam ediyor.
Türk nüfusu azalıyor
Doğu Türkistan’ın Komünist Çin işgaline uğradığı 1949 yılında ülkedeki Çinli nüfus oranı yüzde 5 oranında iken, bu oran günümüzde yüzde 45 oranına ulaştı. Halen doğu Türkistan’daki Çinli nüfus sayısı 5 milyon olarak açıklanmıştır. 1990’lı yılların başında Çin Yönetimi Çin’in Orta (sarı Irmak) Bölgesi’nde dünyanın en büyük barajlarından birisinin inşasına başlamıştır. Baraj sularının altında kalacak topraklarda yaşayan yaklaşık 5 milyon Çinli nüfusun büyük bir bölümü Doğu Türkistan’a yerleştirilmiştir. Taklamakan Çölünün sulanması ile Doğu Türkistan’a milyonlarca Çinli göçmen getirilip yerleştirildi.
Ekonomik baskı
1990’lı yıllara kadar ülke kaynakları ham ve yarı mamul halde Çin’e taşınmakta iken, o tarihten sonra ülkenin zengin kaynaklarını işlemek ve pazarlamak için Doğu Türkistan’da dev tesisler ve kompleksler kurulmuştur. Kurulan komplekslerin çevresinde yine bu kompleks ve işletmelerde çalışan Çinlilerin oluşturduğu koloni şehirler kurulmuştur.
Türkler işsiz
Doğu Türkistan’da yatırım yapan Çinli Şirketlere büyük imtiyazlar tanınmıştır. Bu şirketler Doğu Türkistan’da elde ettikleri kaynakları işleyerek yine aynı ülkede fahiş fiyatlarla satmaktadır. Doğu Türkistan’da yılda yaklaşık 10 milyon ton petrol çıkarılmasına rağmen, Çin genelinde petrolün en pahalı olduğu ülke Doğu Türkistan olarak bilinmektedir. Bunun yanında Doğu Türkistan’da yaşayan Türkler arasında işsizlik had safhaya ulaşmıştır. (DEVAM EDECEK)




