Mehmet Akif Ersoy ve Mısır Apartmanı

63 yaşında vefat eden Akif, 'Çok seviniyorum. Çünkü peygamberimin yaşında öleceğim' der. 27 Aralık Pazar günü 19.45'te Mısır Apartmanı'nda vefat eder.
Önce Akif’in Edirnekapı Şehitliğinde bulunan kabrini ziyaret ettim ve ardından İstiklal Caddesinde bulunan vefat ettiği Mısır Apartmanında ki daireyi ziyaret ettim. Her iki ziyarette duygu yüklü ve şu an yazıyı kaleme alırken olduğu gibi gözyaşlarımın bir saniye bile durmadığı bir ziyaret oldu.
Hayatımın kilometre taşlarından biridir Akif. Değerli ağabeyim ile konuşurken Mehmet Akif konusunu bana dediği; “Bir daha gelmez Akif” sözü gerçekten çok manidar ve üzerine ciltlerce kitap yazılacak bir cümledir. Gerçekten gelmedi ve gelmez…
MEHMET AKİF’İN KABRİNİ ZİYARET…
Kalemi, yüreği gibi güçlü, kalbi, ömrü boyunca bu millet için atan, vatan ve hürriyet sevdalısı, şair, düşünür ve istiklal marşımızın yazarı Mehmet Akif Ersoy’un kabrini ziyaret etmek dizlerimin bağını titreten ender bir ziyaret olmuştur. Yol boyunca gözyaşımın dinmediği ve heyecanlandığım bir ziyaret idi.
MISIR APARTMANI VE AKİF
Mısır Apartmanından bahsedelim biraz. Mısır Apartmanı, İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde bulunan tarihi bir apartmandır. Galatasaray semtinde, İstiklal Caddesi ile Acara Sokağı'nın kesiştiği noktada yer alır ve 303-305 kapı numarasına sahiptir. İstanbul'un en büyük kiliselerinden Sent Antuan Katolik Kilisesi'yle komşudur. 1910 yılında, yıkılan Trocadero Tiyatrosu'nun yerine, Mısırlı Abbas Halim Paşa tarafından kışlık konak olarak yaptırılmıştır.
100 yılı aşkın süredir ayakta olan apartmanın dairelerinde pek çok önemli kişinin yaşadığı bilinmektedir. Türk şair Mehmet Âkif Ersoy, görevi gereği 10 yıl kaldığı Mısır'dan 16 Haziran 1936 tarihinde Türkiye'ye döndüğünde bu apartmanda bir daireye yerleşti ve ölümüne değin burada yaşadı.
SON 6 AYIN MEKANI
‘Vatan Şairi’ ve ‘Milli Şair’ unvanları ile anılan, İstiklal Marşı’nın yanı sıra Çanakkale Destanı, Bülbül ve Safahat gibi önemli eserlere imza atan Mehmet Akif Ersoy’un hayatının son 6 ayını geçirdiği Mısır Apartmanı’ndaki daire, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ‘Mehmet Akif Ersoy Hatıra Evi’ olarak ziyarete açıldı. İstiklal şairimizin şahsında milli bağımsızlık mücadelesinin ruhunu da taşıyan bir mekan şeklinde tasarlanan Hatıra Evi’nin Türk milletinin karakter aynası olarak yaşamış Akif’in hatırasını canlı tutacağı ve nesilden nesile aktarmaya devam edeceği belirtildi.
ŞİİR ODASI
Ziyaretçiler, mekanda vatan şairinin hem eserlerini hem de ona dair kaleme alınmış eserleri görebiliyor. Belgesel odasında şairin yaşamını anlatan yapımı izleyebiliyor ve ana salonda da ilk yıllarından nihayetine kadar hayat yolculuğunu nesneler ve eserler üzerinden tecrübe edebiliyorlar. Son olarak şiir odası, Mehmet Akif’in manevi dünyasıyla duygu ve düşünceleriyle buluşma alanı şeklinde düzenlenmiş. Misafirler, şiir odasında ise şairin seslendirilmiş şiirlerini dinleyebiliyorlar. Hatıra Evi’ni gezenler; Akif’in hayatını, eserlerini, şiir dünyasını ve onun hakkında yazılanları da okuyabiliyor.
ÖDÜL PARASINI BAĞIŞLADI
Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı için açılan 500 liralık ödüllü yarışmaya başlangıçta katılmayı reddetmişti. Ödül ve para için yazmayacağını belirtmişti. Ancak yarışmaya, o güne kadar gönderilen şiirlerin hiçbiri yeterli bulunmamıştı ve en güzel şiiri Mehmet Akif’in yazacağı kanısı mecliste hakimdi. Bunun üzerine dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey’in ricası üzerine arkadaşı Hasan Basri Bey kendisini ulusal marş yarışmasına katılmaya ikna etti. Akif’in yarışmaya katılmayı kabul etmesi üzerine kimi şairler şiirlerini yarışmadan çektiler. Şairin orduya ithaf ettiği İstiklal Marşı, 17 Şubat günü Sırat-ı Müstakim ve Hâkimiyet-i Milliye’de yayımlandı. Hamdullah Suphi Bey tarafından mecliste okunup ayakta dinlendikten sonra 12 Mart 1921 Cumartesi günü saat 17.45’te ulusal marş olarak kabul edildi. Akif, ödül olarak verilen 500 lirayı Hilal-i Ahmer bünyesinde, kadın ve çocuklara iş öğreten ve cepheye elbise diken Dar’ül Mesai Vakfı’na bağışladı.




