
Köşe Yazısı
1 Mart Teskeresi ve Deniz Baykal

#1Mart 2003’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde oylanan tezkerenin reddi, Türkiye’nin Irak işgalinin bir parçası haline gelmesini önleyen tarihî bir dönüm noktasıdır ve bu sonucun arkasındaki en belirleyici siyasi irade, o günkü duruşuyla #DenizBaykal olmuştur. #chp Genel Başkanı olarak Baykal, yalnızca muhalefet etmemiş; açık, net ve kararlı tavrıyla tezkerenin #Meclis’ten geçmemesini sağlayan sürecin ana aktörü haline gelmiştir. Türkiye’nin yabancı askerlerin konuşlandığı ve komşu bir ülkenin işgaline doğrudan dahil olduğu bir tabloya sürüklenmesini, ortaya koyduğu bu güçlü siyasi duruşla engellemiştir.
Deniz Baykal’ın o gün sergilediği tavır, klasik bir siyasi pozisyon alışın çok ötesindedir. Meclis aritmetiğinin kritik olduğu bir süreçte, parti grubunu disiplinli ve kararlı şekilde yönlendirmiş; kamuoyunu da bu yönde etkileyerek tezkerenin geçişini fiilen imkânsız hale getirmiştir. Irak’ın işgali sonrası oluşacak kaos, etnik bölünmeler ve Türkiye’nin karşı karşıya kalacağı güvenlik risklerini daha o gün net biçimde ortaya koymuş; kısa vadeli dış baskılara karşı uzun vadeli devlet çıkarlarını savunmuştur.
Bugün #Ortadoğu da yaşanan gelişmeler, Baykal’ın o günkü öngörülerinin ne denli isabetli olduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır. Irak’ın parçalı yapısı, Suriye de yıllardır süren istikrarsızlık, sınırlarımız boyunca oluşan güvenlik tehditleri ve terör yapılanmalarının güç kazanması, 2003’te alınacak farklı bir kararın Türkiye’yi doğrudan bu krizlerin merkezine sürükleyebileceğini göstermektedir. Türkiye’nin o işgal sürecine fiilen dahil olmamış olması, bugün karşı karşıya olduğu risklerin çok daha ağır boyutlara ulaşmasını engelleyen temel faktörlerden biri olmuştur.
Bu çerçevede 1 Mart tezkeresinin reddi, sadece bir Meclis kararı değil Deniz Baykal’ın liderliğinde şekillenen güçlü bir siyasi iradenin sonucudur. O gün ortaya konan bu duruş Türkiye’nin bölgesel denklemde bağımsız hareket edebilme kapasitesini korumuş; ülkenin doğrudan bir savaşın tarafı haline gelmesini önlemiştir. Bugün Ortadoğu’da yaşanan her gelişme, Baykal’ın o kritik eşikte sergilediği kararlılığın ve öngörünün ne kadar hayati bir rol oynadığını bir kez ortaya çıkıyor.
1 Mart 2026






