
Köşe Yazısı
AK Parti'de Adaylık yarışı erken başladı

Yerel seçimlere daha uzun bir süre olmasına rağmen Orhangazi siyasetinde en erken ısınan cephe yine AK Parti oldu. Henüz resmi takvim ortada yok ama kulisler çoktan hareketlendi. WhatsApp grupları kuruluyor, sayfalar açılıyor, dosyalar hazırlanıyor, eski defterler karıştırılıyor. Herkes kendi siyasi hikâyesini yazmaya çalışırken, rakibinin eksiklerini de bir kenara not ediyor. Görünen o ki bu süreç, proje yarışından çok siyasi dayanıklılık ve kriz yönetimi sınavına dönüşecek.
Kulislerde adı en çok geçen isimlerden biri İlçe Başkanı Gökhan Ulusu. Siyasi hedefinin öncelikle milletvekilliği olduğu uzun zamandır konuşuluyor. Ancak Ankara yolu açılmazsa gözünü belediye başkan adaylığına çevireceği de artık sır değil. Siyaset, alternatif plan yapabilme sanatıdır. Fakat bugün AK Parti tabanının cevabını aradığı soru başka; Gökhan Ulusu, teşkilatın desteğini almanın ötesinde Orhangazi'nin tamamını kucaklayabilecek bir siyasi profil ortaya koyabilecek mi? Çünkü aday olmak başka, seçim kazanacak aday olmak bambaşka bir meseledir.
Mevcut Belediye Başkanı Bekir Aydın cephesinde ise dikkat çekici bir değişim yaşanıyor. Bir dönem "yeniden aday değilim" söylemi hâkimken, bugün kulislerde tam tersi konuşuluyor. Siyasette fikir değişebilir, bunda garipsenecek bir durum yok. Ancak asıl sorun, geride bırakılan beş yılın siyasi bilançosudur. Belediye başkanlığı makamı yalnızca hizmet üretme makamı değildir; aynı zamanda gönül alma, uzlaştırma ve şehirde ortak aklı oluşturma makamıdır. Bugün dönüp bakıldığında, kırgınlıkların, küskünlüklerin ve polemiklerin hizmetlerin önüne geçtiğini düşünen ciddi bir kesim bulunuyor. Böyle bir atmosferde yeniden seçim kampanyası yürütmek, geçmiş seçimlerden çok daha zor olacaktır.
Son dönemin en fazla konuşulan isimlerinden biri de Alperen Aydın. Gençliği, enerjisi ve siyasette görünür olma çabası elbette bir avantajdır. Ancak yerel siyaset yalnızca sert muhalefet yapmakla veya gündem oluşturmakla kazanılmaz. Belediye başkanlığı; öfkeyi değil sağduyuyu, ayrıştırmayı değil birleştirmeyi, polemiği değil çözümü temsil etmek zorundadır. Bugün oluşan kamuoyu algısı, Alperen Aydın'ın daha kuşatıcı, daha olgun ve daha yapıcı bir siyaset dili geliştirmesi gerektiğini gösteriyor. Çünkü sandıkta sadece kendi mahallenden değil, seni hiç tanımayan seçmenden de oy isteyeceksin.
Şimdilik yarış üç isim üzerinden konuşuluyor. Fakat unutulmaması gereken bir gerçek var; AK Parti'de adaylık süreci hiçbir zaman sadece sahadaki çalışmalarla belirlenmedi. Ankara'nın değerlendirmeleri, kamuoyu yoklamaları, teşkilat dengeleri ve seçmenin nabzı son sözü söyleyecek. Bu nedenle bugünden kesin konuşanlar da, kendisini vazgeçilmez görenler de yanılabilir. Orhangazi'de seçim yarışı daha başlamadı belki ama siyasi satranç çoktan kuruldu. Bundan sonra hamleleri doğru yapan kazanacak, sadece gürültü çıkaran değil.
FINDIKLI'DA NEDEN GEREĞİ YAPILMIYOR?
Yaklaşık iki hafta önce bu köşede "Fındıklı'da Mobbing mi, Kamu Malına Çökme mi?" başlığıyla kamuoyunun dikkatine sunduğumuz iddialar hâlâ cevabını bulmuş değil. Ortaya koyduğumuz soruların üzerinden günler geçmesine rağmen ne Orhangazi Belediyesi'nden kamuoyunu tatmin edecek bir açıklama geldi ne de iddiaların gerçeği yansıtmadığına ilişkin herhangi bir tekzip yapıldı. Oysa iddialar doğru değilse bunu belgeleriyle ortaya koymak, doğruysa da gereğini yapmak kamu yöneticilerinin asli sorumluluğudur. İki haftadır devam eden bu sessizlik, kamuoyundaki şüpheleri azaltmak yerine daha da büyütmektedir.
İddialar son derece açıktır. Mahallenin ortak kullanımında olması gereken köy odası ve çok amaçlı salonun hangi hukuki dayanakla farklı amaçlarla kullanıldığı, "belediye encümen kararı var" deniliyorsa bu kararın neden kamuoyuna açıklanmadığı, hangi tarih ve hangi dosya numarasına dayandığı hâlâ bilinmemektedir. Eğer gerçekten hukuka uygun bir işlem yapılmışsa bunu açıklamak bu kadar zor olmamalıdır. Yok eğer ortada açıklanabilecek bir hukuki dayanak bulunmuyorsa, o zaman kamuoyu bu sessizliğin sebebini sorgulamakta sonuna kadar haklıdır.
Unutulmamalıdır ki kamu malı hiçbir kişinin özel tasarrufuna bırakılabilecek bir alan değildir. Kamu adına görev yapanların en temel yükümlülüğü, ortaya atılan ciddi iddiaları görmezden gelmek değil, şeffaflık ilkesi gereği araştırmak, açıklamak ve gerekiyorsa işlem yapmaktır. Bugün cevap verilmeyen her soru, yarın daha büyük tartışmaların kapısını aralayacaktır. Fındıklı Mahallesi'nde yaşananlarla ilgili artık kamuoyunun beklediği şey sessizlik değil; belgeli açıklama, hukuki gerekçe ve varsa sorumlular hakkında atılan somut adımlardır. Çünkü cevapsız kalan her iddia, kamu vicdanında büyümeye devam eder.
1939'dan Bugüne Orhangazi Sporu
1 Ocak 1939 tarihli Son Posta Gazetesi'nin 5. sayfasında yer alan bu küçük haber, aslında Orhangazi spor tarihinin büyük kilometre taşlarından birini gözler önüne seriyor. Haberde, yeni kaymakam Fuad Alper'in girişimleriyle uzun süre sönük kalan Orhangazi Spor Kulübü'nün yeniden faaliyete geçirilmesi için çalışmalara başlandığı belirtiliyor. Gazetenin "Orhangazi'de Spor Hareketleri" başlığıyla duyurduğu bu gelişme, dönemin devlet yöneticilerinin sporu yalnızca bir eğlence değil, gençliğin eğitimi ve toplumun gelişimi için önemli bir unsur olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Siyah-beyaz bir gazete sütununda yer alan birkaç satır, bugün geriye dönüp bakıldığında Orhangazi'nin spor hafızasının en değerli belgelerinden biri olma özelliğini taşıyor.
Aradan 87 yıl geçti. Bugün Orhangazi'de modern spor tesisleri, amatör kulüpler, farklı branşlarda faaliyet gösteren yüzlerce sporcu ve çok daha geniş imkânlar bulunuyor. Ancak değişmeyen tek gerçek, sporun gelişmesinin sadece tesis yapmakla değil, ona sahip çıkan yöneticiler, fedakâr kulüp yöneticileri, antrenörler ve gençlerle mümkün olduğudur. 1939 yılında bir kaymakamın spora verdiği destek nasıl tarihe geçtiyse, bugün de spora yapılan her doğru yatırım geleceğin nostalji sayfalarında yerini alacaktır. Çünkü şehirlerin hafızasını sadece binalar değil; gençlerine bırakılan değerler ve yaşatılan spor kültürü oluşturur.
HAFTANIN FOTOĞRAFI
MHP Orhangazi 15. Olağan İlçe Kongresinde görevi devreden Halil Bozoğlu’nun annesi Gülsüm annemiz yeni Başkan Mustafa Kul’u tebrik ederek; “Sende benim oğlumsun her zaman dualarımdasın” diyerek anne şevkati ile en anlamlı mesajı verdi...
ORHANGAZİ’nin SÖZÜ
Rabbim ömür verdiğinde beni de babamın yanına defnedecekler. Ve hamdolsun, o mezara başım dik gireceğim. Çünkü ne davamı sattım, ne arkadaşlarımı yarı yolda bıraktım, ne de inandığım değerlerden
bir adım geri attım.
HALİL BOZOĞLU / MHP İLÇE ESKİ BAŞKANI






