
Köşe Yazısı
1950’lerde vardı, 2025’te Yok

Yetkililer Susuyor, Halk Mağdur: Orhangazi’de Kaybolan Hizmetler
Orhangazi, tarımın ve hayvancılığın iç içe olduğu, üreticinin alın teriyle geçimini sağladığı bir ilçe. Zeytinliklerden bağlara, küçükbaş ve büyükbaş hayvancılıktan tarımsal üretime kadar pek çok alanda bereketli topraklara sahip olan Orhangazi’de üreticinin emeğini değerlendirecek, ürünün değerini koruyacak altyapılar bugün yok denecek kadar az. Daha da çarpıcı olan ise, bundan 70 yıl önce bu ilçede bulunan bir hizmetin bugün olmayışı.
1950’li yıllarda Orhangazi’nin merhum belediye başkanı Hüsnü Tozkoparan döneminde ilçeye kazandırılan mezbahane ve soğuk hava deposu, o yıllarda hem bölgenin ihtiyacına cevap veriyor hem de üreticiye güven veriyordu. Kesimlerin hijyenik koşullarda yapılması, etin sağlıklı şekilde tüketiciye ulaşması ve ürünlerin korunabilmesi için kurulan bu tesisler, zamanının ötesinde yatırımlar olarak dikkat çekmişti. Ancak aradan geçen onlarca yılın sonunda bu tesislerin yerinde yeller esiyor.
Geçmişin İmkanları, Bugünün Eksikliği
Vatandaşın aklına takılan en temel soru şu: 1950’lerde yapılabilen bir yatırım, neden 2025 yılında hâlâ yok? Bugün teknolojinin, kaynakların ve belediye bütçelerinin daha büyük olduğu bir dönemde Orhangazi’de mezbahane ve soğuk hava deposu gibi hayati önemdeki iki tesisin bulunmaması, kamuoyunda “yönetim zafiyeti” olarak değerlendiriliyor. Üstelik bu eksiklik sadece bir hizmetin yokluğu değil, doğrudan üreticinin, kasabın ve tüketicinin mağduriyetine neden olan bir durum.
Üretici ve Kasapların Çilesi
Hayvan yetiştiricileri, hayvanlarını kesim için çevre ilçelere götürmek zorunda kalıyor. Bu da hem maddi hem manevi külfet anlamına geliyor. Nakliye masrafları, zaman kaybı ve kesim sonrası etin korunması noktasındaki sıkıntılar, yetiştiriciyi her geçen gün daha da zor durumda bırakıyor. Kasaplar ise hijyenik kesim alanlarının olmaması nedeniyle ciddi bir problemle karşı karşıya. Halkın sağlığına doğrudan etki eden bu konu, yıllardır çözülmediği için kasaplar da vatandaş da mağduriyetini dile getirmekten yorulmuş durumda.
Soğuk hava deposu eksikliği ise üretimin her alanını etkiliyor. Sadece et değil, zeytin gibi ilçenin en önemli ürünü de sağlıklı koşullarda muhafaza edilemediği için üretici ürününü hak ettiği değerde satamıyor. Küçük esnaf, marketler ve kasaplar, ürünlerini başka ilçelerdeki tesislere götürmek zorunda kalırken bu da hem maliyetleri artırıyor hem de rekabet gücünü düşürüyor.
Sorumluluktan Kaçış ve Yetkililerin Sessizliği
Orhangazi Belediyesi, her gündeme gelişte topu Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne atıyor. “Bu yatırım Büyükşehir’in sorumluluğunda” cevabı artık klişe haline gelmiş durumda. Vatandaş ise şu soruyu soruyor: Peki Büyükşehir Belediyesi’ne bu yatırım için neden ısrar edilmiyor? İlçenin en temel ihtiyacını gündeme getirmek ve takipçisi olmak Orhangazi Belediyesi’nin sorumluluğu değil mi?
Belediye Başkanı Bekir Aydın, bu konuda net bir tavır koymadığı için eleştirilerin odağında. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ise seçim döneminde Orhangazi’ye birçok vaat vermiş, aralarında mezbahane ve soğuk hava deposu da bulunmuştu. Ancak göreve gelişinin üzerinden aylar geçmesine rağmen hâlâ bu konuda somut bir adım atılmış değil. Bozbey’in her fırsatta “yapacağız” diyerek dile getirdiği sözler, sahada karşılık bulmadığı için vatandaşın güvenini sarsıyor.
Yıkımların Ardından Gelen Boşluk
Son yıllarda ilçede yapılan tek şey, vatandaşın deyimiyle “yıkmak” oldu. Mevcut mezbahane ve soğuk hava deposu yıkıldı ancak yerine yenisi yapılmadı. Bugün o alanlarda sadece boşluk var. Vatandaş geçmişin hizmetlerini hatırlıyor, ama geleceğe dair hiçbir umut göremiyor. Bir dönem Orhangazi’nin simgesi olan bu tesislerin yerinde şimdi sadece boş araziler bulunuyor.
Yıkımların ardından ortaya çıkan bu tablo, “Yapamıyorsanız bari yıkmayın” tepkisine yol açıyor. Çünkü üreticinin, kasabın ve esnafın her geçen gün büyüyen sorunlarına karşılık bir çözüm yerine sadece “bekleyin” deniyor.
Ekonomik Kaybın Boyutu
Bu eksiklik sadece sosyal değil, ekonomik anlamda da büyük kayıplara yol açıyor. İlçe dışına taşınan kesimler ve muhafaza işlemleri, Orhangazi’den ciddi bir ekonomik değerin dışarıya gitmesi anlamına geliyor. Örneğin, hayvan kesimlerinin çevre ilçelerde yapılması demek, o hizmetten elde edilen gelirin başka belediyelere kalması demek. Soğuk hava deposu eksikliği nedeniyle satılamayan ya da değerinin altında satılan ürünler ise doğrudan üreticinin cebinden çıkan zarar olarak geri dönüyor.
Kamuoyunun Beklentisi
Vatandaş artık yetkililerden mazeret değil, çözüm bekliyor. “Büyükşehir’in işi” veya “Belediyemizin sorumluluğunda değil” gibi cümleler, halkı tatmin etmiyor. Çünkü sorun kimin görev alanında olursa olsun sonuçta mağdur olan Orhangazili üretici ve tüketici. Bu nedenle halk, ilçe belediyesi ile Büyükşehir Belediyesi’nin birlikte hareket ederek bu yatırımı bir an önce hayata geçirmesini istiyor.
Kamuoyunda sıkça dile getirilen görüş şu: “1950’lerde bu hizmet yapılabiliyorsa, 2025 yılında neden yapılamıyor? O günün kısıtlı imkanlarıyla bile yapılabilen bir tesisi bugün gerçekleştiremeyenlerin bahane üretmeye hakkı yok.”
Sabrın Tükendiği Nokta
Orhangazi’nin üreticisi yıllardır aynı sıkıntıyı yaşıyor, aynı cümleleri dinliyor. Ancak sabır taşı çatlamak üzere. İlçede üretimden ticarete kadar herkesin faydasına olacak mezbahane ve soğuk hava deposunun yapılması artık ertelenemez bir zorunluluk haline geldi.
Halkın beklentisi net: Sorumluluktan kaçan, sürekli birbirine top atan yetkililer değil, somut adım atan yöneticiler görmek. Aksi halde Orhangazi’nin kaybettiği sadece yıllar değil, aynı zamanda üretim gücü ve ekonomik potansiyeli olacak.





