
Köşe Yazısı
Annemsiz ilk Ramazan

Annemsiz ilk Ramazan… Meğer en ağır eksiklik sofrada değil, kalbin içinde başlıyormuş. Her şey yerli yerinde gibi görünse de evin ruhu eksik olunca zaman bile yavaş akıyor. Ramazan geliyor ama o eski heyecan yerine sessiz bir özlem oturuyor içime.
Eskiden hazırlıkların sesi vardı; mutfakta telaş, evde sıcaklık, yüzümüzde huzur. Şimdi aynı saatler geliyor ama aynı duygular gelmiyor. Bir tabak eksik değil aslında, bir nefes eksik… Ve insan en çok da o eksikliği fark ediyor.
İftar vakti yaklaşınca içimde bir boşluk büyüyor. Annemin sesi, duası, sofraya kattığı bereket aklıma düşüyor. Kalabalığın içinde bile yalnız hissettiren bir özlem bu; adı konulamayan ama her an hissedilen bir sızı.
Ramazan sabrı öğretir derlerdi, şimdi anlıyorum. Özlemekle yaşamayı, hatıralarla ayakta kalmayı öğreniyorum. Her dua biraz ona gidiyor, her sessizlik biraz onu anlatıyor.
Sensiz Ramazan tatsız annem… Ama biliyorum ki dualarımda, hatıralarımda ve içimde taşıdığım sevgide hâlâ benimlesin. Bu ayın en derin duası yine sana.
18 Şubat 2026






