
Köşe Yazısı
Bir Cümleye Sığan Vefa, Bir Ömre Yakışan Onur

Ankara temaslarım kapsamında, Kutlu Parti Genel Merkezi’nde Türk tarihçiliğinin müstesna ismi, ilmin ve vakarın timsali Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu Hocamı bir kez daha ziyaret etme bahtiyarlığını yaşadım. Ziyaret sırasında Genel Başkan Yardımcısı kıymetli ağabeyim Tulga Keskin ve Genel Başkan Yardımcımız sevgili ablam Şule Tutaş ile birlikte hocamızın yanına çıktık. Tulga Başkanımın, “Yusuf Halaçoğlu Hocam, Muharrem Değirmen ziyaretinize geldi” sözlerine karşılık hocamızın “Ooo bizim Muharrem mi?” hitabı, benim için tarifi güç bir onur ve gönül hatırası olarak kaldı.
Bazı anlar vardır; yüksek seslere, uzun cümlelere ihtiyaç duymaz. Bir bakış, bir kelime, bir tebessüm yeter. Zamanın yavaşladığı, duyguların derinleştiği o anlardan birine şahitlik ettim. Bir ilim çınarının gölgesinde, sessiz ama çok şey anlatan bir duruşun karşısında durdum.
Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu; yalnızca akademik unvanlarla anlatılacak bir isim değil. O, Türk milletinin hafızasını taşıyan bir bilge, arşivlerin emanetçisi, tarihle yaşayan ve tarihi yaşatan bir aksakallıdır. Konuştuğunda tarih dile gelir, sustuğunda kitaplar konuşur. Mütevazılığıyla büyüyen, ilmiyle yol gösteren nadir şahsiyetlerdendir.
Böylesi isimlerle aynı masada bulunmak, aynı cümleye muhatap olmak; insanın omzuna sorumluluk, gönlüne ise derin bir şükür duygusu bırakıyor. Bu kıymetli buluşma, benim için sadece bir ziyaret değil; hafızama kazınan, ömür boyu taşınacak bir hatıra oldu.
19 Ocak 2026-Ankara






