
Köşe Yazısı
EBEDİ GENEL BAŞKANIM Deniz Baykal

EBEDİ GENEL BAŞKANIM Deniz Baykal’I
VEFATININ 3. YILINDA ÖZLEM, SAYGI VE VEFA İLE ANIYORUM
Üç yıl geçti…
Ama bazı yokluklar zamana alışmıyor. Bazı isimler, aradan ne kadar süre geçerse geçsin, kalpteki yerini hiç kaybetmiyor. Deniz Baykal da işte o isimlerden biri.
Onu kaybettiğimiz günden bu yana, sadece bir genel başkanı değil; dik duruşu, sarsılmaz iradesi ve devlet ciddiyetini kaybettik. Her geçen gün, ne kadar büyük bir lideri ve ne kadar güçlü bir devlet adamını uğurladığımızı daha iyi anlıyoruz.
Deniz Baykal, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ulusalcı, Atatürkçü ve Türkiye merkezli siyaset yapan son genel başkanıydı. Konuşurken kelimeleri tartardı, susarken bile mesaj verirdi. Sesi, tonu, bakışı bile bir kararlılık taşırdı. O, rüzgâra göre yön değiştirenlerden değil; fırtınaya karşı yürüyenlerdendi.
1 Mart Tezkeresi’nde sergilediği tavır, sadece bir siyasi duruş değil; bu ülkenin onuruna, bağımsızlığına ve geleceğine sahip çıkma iradesiydi. O gün gösterdiği direncin bedelini bildiği hâlde geri adım atmadı. Çünkü o, doğru bildiğini savunmanın siyaset üstü bir sorumluluk olduğuna inanıyordu.
Bosna’nın kan ve ateş içinde olduğu günlerde, ölümü göze alarak Bosna’ya gidişi hâlâ hafızalarda. Cephede Boşnak Müslümanların yanında durması, mağdur kadınların başına beyaz yazmalar bağlayarak “siz tertemizsiniz” demesi, sadece bir devlet adamının değil; vicdan sahibi bir insanın duruşuydu. Deniz Baykal, acıyı uzaktan izleyenlerden olmadı. Acının içine girdi, omuz verdi, sahip çıktı.
Bugün onu farklı anlatmak isteyenler, insafsızca eleştirenler olabilir. Ama tarih, gürültüyü değil gerçeği yazar. Deniz Baykal, doğrularıyla yürüdü. Eğilmedi, bükülmedi, teslim olmadı. Bedel ödedi ama çizgisini kaybetmedi.
Vefatının 3. yılında, Türkiye sevdalısı bu büyük lideri rahmetle, özlemle ve derin bir vefa duygusuyla anıyorum.
Onun yokluğu hâlâ içimizde bir sızı…
Ama bıraktığı miras, hâlâ yolumuzu aydınlatıyor.
Seni unutmadık Genel Başkanım.
Unutmayacağız.
11 Şubat 2026






