
Köşe Yazısı
Nasıl geçti Babam 10 Yıl?

20 Aralık 2025…
2015’ten bugüne tam on yıl geçti. Takvimler on yılı geride bıraktı ama acı, zaman hesabına hiç uymadı. Senin gidişinin üzerinden geçen bu on yıl, içimde ne azaldı ne de hafifledi. Bugün babamın ölüm yıl dönümü. Aradan geçen on yıla rağmen yokluğun hâlâ ilk günkü kadar ağır, ilk günkü kadar yakıcı.
Daha senin acını içimde bir yere koyamamışken, 21 Temmuz 2025’te bu kez canım annemi uğurladım senin yanına. Aynı mezarda, aynı sessizlikte, aynı kaderde buluştunuz. Hayat, eksiltmeyi arka arkaya yaptı; nefes almaya fırsat bırakmadan.
Sen öldükten sonra hayata tutunabildiğim tek dayanağım, tek güç, tek dayanak canım anacığımdı. O varken insan düşse bile yere çarpmıyordu. Varlığı yetiyordu. Şimdi o da senin yanında. Aynı toprağın altında, aynı duanın içinde.
Bugün mezarınızın başında şunu düşündüm: İnsan anne ve babasını kaybedince sadece iki canı değil, sırtını dayadığı dağı, yolunu bulduğu pusulayı, yorulduğunda sığındığı evi de kaybediyor. Ben şimdi buradayım. Siz oradasınız. Peki ben bundan sonra kimden güç alacağım, kime yaslanacağım?
Baba, sen hep güçlüydün. Annem hep sabırlıydı. Biri dimdik durmayı, diğeri susarak direnmenin ne demek olduğunu öğretti bana. Şimdi ikiniz de yan yana yatıyorsunuz. Ben ise sizden öğrendiklerimle ayakta kalmaya çalışıyorum.
Bugün sadece bir yıl dönümü değil. Bugün, on yıldır dinmeyen bir eksiklikle yeniden yüzleştiğim gün. Dualarımda yan yanasınız. Kalbimde de öylesiniz.
Ruhunuz şad olsun canım babam, canım annem.
Ben hâlâ buradayım.
Ve sizi hâlâ çok özlüyorum.
20 Aralık 2025…






