CHP ORHANGAZİ'DE ŞİMDİ NE OLACAK?

Yaklaşık iki haftadır Orhangazi siyasetinin en çok konuşulan başlıklarından biri CHP İlçe Örgütü. İlçe Başkanı Berna İl ve yönetiminin "bugün yarın görevden alınacağı" yönündeki iddialar ilçe kulislerinde yüksek sesle dillendiriliyor. Daha yaklaşık bir ay önce bu köşede, olası bir butlan sürecinde ilçe başkanlığı için Melih Ersöz veya Mesut Çiloğlu isimlerinin ilçe başkanı olarak atanabileceğini ilk ben yazmıştım. Bugün gelinen noktada kulislerde konuşulanlar, o gün dile getirilen ihtimallerin hâlâ canlılığını koruduğunu gösteriyor. Elbette son sözü parti genel merkezi ve yetkili organlar söyleyecek. Siyasette kulisler önemlidir ama kesin karar değildir.
Öte yandan, parti içinde yaşanan belirsizliğin sahaya da yansıdığı görülüyor. Edinilen bilgilere göre olası yeni süreçlere hazırlık yapan bazı isimlerin alternatif ilçe binası için çalışmalar yürüttüğü, tefrişat hazırlıklarına başladığı ve bazı üyelerin de şimdiden butlan sürecini gerekçe göstererek istifa ettiği konuşuluyor. Bu gelişmelerin ne kadarının hayata geçeceğini zaman gösterecek. Ancak bir gerçek var ki, CHP sadece Türkiye genelinde değil, Orhangazi'de de önemli bir kırılma döneminden geçiyor. Önümüzdeki günlerde yaşanacak gelişmeler, yalnızca ilçe teşkilatını değil, yerel siyasetin dengelerini de etkileyecek gibi görünüyor.
Bu süreçte herkese düşen en önemli görev ise sağduyuyu kaybetmemektir. Siyaset; öfkeyle, kavga diliyle, tehditlerle ya da "ayar verme" anlayışıyla yönetilemez. İster mevcut yönetim olsun ister olası yeni kadrolar, vatandaşın beklentisini doğru okumak zorundadır. Halkın sesine kulak vermeyen hiçbir siyasi yapı uzun vadede başarı elde edemez. Bir başka önemli nokta da şudur; siyasette "arınma", sadece söylemle olmaz. Kamuoyunda tefeci ya da faturacı iddialarla anılan isimlerin partiye nasıl bir yük getireceği de iyi hesaplanmalıdır. Güven inşa etmek isteyenler, yalnızca rakiplerini değil, kendi çevrelerini de sorgulayabilmelidir. Orhangazi'de önümüzdeki günler hareketli geçecek gibi görünüyor. Bekleyelim, görelim; ancak unutulmamalıdır ki son sözü her zaman millet söyler.
TEŞEKKÜRLER SAYIN KAYMAKAM
Yas ve matem ayı olan Muharrem'i geride bıraktık. İlçemizde aşure kazanları kaynadı, çok sayıda program düzenlendi, kürsülerden konuşmalar yapıldı. Ancak ne yazık ki birçok konuşmada Muharrem ayının asıl anlamı geri planda kaldı. Kerbela'nın acısı, Hz. Hüseyin'in adalet ve hak uğruna verdiği mücadele, bu ayın bir yas ve matem ayı olduğu gerçeği yeterince dile getirilmedi. Aşurenin paylaşma kültürü anlatılırken, onu anlamlı kılan Kerbela hadisesi ve Hz. Hüseyin'in şehadeti çoğu zaman unutuldu.
Bu nedenle, bugüne kadar çeşitli konularda eleştirdiğim Orhangazi Kaymakamı Zafer Karamehmetoğlu'na bu konuda teşekkür etmeyi bir görev biliyorum. Katıldığı hemen her programda yaptığı konuşmalarda Kerbela'yı, Hz. Hüseyin'i, yaşanan büyük acıyı ve Muharrem ayının yas yönünü özellikle vurguladı. Sadece aşureyi değil, aşurenin ardındaki derin anlamı da hatırlattı. Toplumsal hafızanın canlı tutulması adına gösterdiği bu hassasiyet takdire değerdir. Hak edene teşekkür etmek de, eleştirmek kadar önemlidir.
MUHSİN YILMAZ'IN ANAHTARI
Anahtar Parti, Orhangazi'de ikinci kez yapılanmasını tamamlayarak, spor camiasının yakından tanıdığı karate üstadı Muhsin Yılmaz başkanlığında kısa sürede teşkilatlanmayı başardı. Özellikle kuruluş sürecinde sergilenen çalışma temposu ve oluşturulan kadro, ilçede dikkat çekici bir hava oluşturdu. Yeni kurulan bir siyasi parti için bu tablo önemli bir başlangıçtır. Muhsin Yılmaz'ın dürüst kişiliği, toplumun farklı kesimleriyle kurduğu samimi diyalog ve sporculuktan gelen disiplini de bu süreçte en büyük avantajlarından biri olarak görülüyor.
Ancak bundan sonraki süreç, teşkilatlanmaktan çok daha önemli. Orhangazi'nin kronikleşen sorunlarıyla ilgili daha fazla sahada olmak, çözüm önerileri üretmek ve kamuoyunun gündemine yön verecek açıklamalar yapmak gerekiyor. Siyasette kalıcı olmanın yolu yalnızca tabela asmak ya da teşkilat kurmak değil; vatandaşın arasında olmak, ilçenin meselelerine dokunmak ve çözümün bir parçası olmaktan geçiyor. Muhsin Yılmaz'ın bu sorumluluğun farkında olduğuna inanıyorum. Anahtar Parti adına isabetli bir tercih olduğu kanaatindeyim ve doğru bir çalışma anlayışıyla hem partisini hem de Orhangazi siyasetini hareketlendirecek başarılı bir döneme imza atmasını temenni ediyorum.
ORHANGAZİ’NİN SÖZÜ
Kavgalı evden ne kız alınır, ne kız verilir!
Şaban Yapıcı
CHP Orhangazi Efsane İlçe Başkanı
NOSTALJİ
SİYASETİN İÇİNDE BÜYÜDÜ, ORHANGAZİ'NİN EN GENÇ İLÇE BAŞKANLARINDAN BİRİ OLDU
Orhangazi siyasetinin unutulmayan isimlerinden Salim Ayhan, 1996 yılında Doğru Yol Partisi (DYP) Orhangazi İlçe Başkanlığı'na seçilerek ilçenin en genç ilçe başkanlarından biri olarak siyasi tarihteki yerini aldı. Bursa 2000 Gazetesi'nin 1 Mayıs 1996 tarihli sayısında "Gemlik'te Yıldırım, Orhangazi'de Ayhan" başlığıyla duyurulan haberde, DYP'de kongre sürecinin tamamlandığı, Orhangazi'de yapılan seçimde Salim Ayhan'ın delegelerin desteğini alarak ilçe başkanlığı görevine getirildiği aktarılıyordu. O dönem henüz genç yaşta olmasına rağmen teşkilatın güvenini kazanan Ayhan'ın bu göreve seçilmesi, ilçe siyasetinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendirilmişti. Ancak Salim Ayhan'ın siyasetteki yolculuğu ilçe başkanlığıyla başlamadı. Babası Mustafa Ayhan, Adalet Partisi'nin Orhangazi'deki temel taşlarından, teşkilatın kuruluşunda ve güçlenmesinde önemli rol üstlenen isimlerden biriydi. Bu nedenle Salim Ayhan, çocukluk yıllarından itibaren siyasetin tam merkezinde büyüdü; seçim çalışmalarını, teşkilat disiplinini ve siyasi mücadeleyi yakından yaşayarak öğrendi. Dönemin Orhangazi siyasetinin en etkili isimlerinden Hüsnü Tozkoparan'ın dizinin dibinde yetişmesi de onun siyasi kimliğinin oluşmasında önemli bir etken oldu. Teşkilatçılığı, saha çalışmalarını ve siyaset kültürünü usta isimlerden öğrenen Ayhan, bu birikimini genç yaşta üstlendiği ilçe başkanlığı görevine taşıdı. Aradan yaklaşık otuz yıl geçmiş olmasına rağmen Bursa 2000 Gazetesi'nin sararmış sayfalarında yer alan bu haber, yalnızca bir kongre sonucunu değil, Orhangazi'nin siyasi hafızasında iz bırakan bir dönemi ve siyasetin içinde yetişerek genç yaşta önemli bir sorumluluk üstlenen Salim Ayhan'ın yükselişini belgeleyen değerli bir arşiv kaydı olarak önemini koruyor.




