Döktaş neden çöküşte?

Componenta gitti, tabela değişti, isim değişti ama Orhangazi'nin sorması gereken soru değişmedi. Çünkü fabrikanın kapısındaki isim değişse de yönetim anlayışı değişmiyorsa sonuç da değişmez. Dün Componenta'nın çöküşünü izleyenler, buna ortak olup kayıp paraları kişisle hesaplara aktaranlar bugün Döktaş'ın İSO sıralamalarında gerileyişini, özkaynaklarının eksiye düşmesini ve her geçen yıl biraz daha güç kaybetmesini endişeyle takip ediyor. Ortada inkâr edilemeyecek rakamlar var. Bir yılda 24 basamak gerileyen bir şirketten söz ediyoruz. Buna rağmen hâlâ başarı hikâyeleri anlatılıyorsa burada ciddi bir gerçeklik sorunu var demektir.
Orhangazi'nin ekmeğiyle, geleceğiyle ve binlerce insanın alın teriyle oynanmamalıdır. Dün Componenta'nın geldiği noktadan ders çıkarmayanlar bugün Döktaş'ın yaşadığı kan kaybını da görmezden geliyor. Fabrikalar bir günde batmaz; önce rakamlar bozulur, sonra üretim gücü zayıflar, ardından güven kaybolur. Bugün yaşanan tam da budur. Kamuoyunun endişesi boşuna değildir. Çünkü insanlar isimlere değil sonuçlara bakıyor. Tabela değişmiş olabilir ama ortaya çıkan tablo, Orhangazi'ye geçmişte yaşanan acı tecrübeleri yeniden hatırlatıyor. Çünkü isimler aynı, kişiler aynı batışa sebep olan!!!
ORHANGAZİ’NİN SÖZÜ
Kuzey yakadaki hangi birçok mahalle doğalgaza kavuşmuş? 5 mahalle sayar mıyız mesela doğalgaza kavuşmuş olan? Yakup YÜCE Zafer Partisi Orhangazi İlçe Başkanı
KİMİN ÇOCUKLARI DAHA DEĞERLİ?
SPORDA ÇİFTE STANDART VARSA, BÜLBÜLLER DE BİR GÜN ÖTER!
Orhangazi’de sporun konuşulması gereken gündemi başarılar, şampiyonluklar ve gençlerin elde ettiği dereceler olmalıdır. Ancak görünen o ki ilçede uzun süredir konuşulan çifte standart iddiaları yeniden gündeme gelmiş durumda. Zafer Partisi Orhangazi İlçe Başkanı Yakup Yüce, geçtiğimiz günlerde yaptığı sosyal medya paylaşımında dikkat çekici bir noktaya parmak bastı. Yüce, “İlçedeki tek yapay spor kulübüne sınırsız destek verip diğer kulüplerimizi görmezden gelen zihniyet utanmadan video paylaşıyor. Geçen sezon Orhangazi Gençlerbirliği Spor Kulübümüzün U18 Takımı ilçemizi Türkiye Şampiyonası’nda temsil ederken neden görmezden geldiniz? O çocuklar bu şehrin çocuğu değil miydi?” sözleriyle, bazı kulüplerin ön plana çıkarılırken bazılarının yok sayıldığı yönündeki eleştirileri dile getirdi. Aslında bu soru yalnızca Yakup Yüce’nin değil, spor camiasındaki birçok kişinin cevabını merak ettiği bir sorudur. Aynı ilçenin çocukları arasında yapılan ayrımın izahı varsa kamuoyuna açıklanmalıdır.
Yüce açıklamasının devamında, “Zafer Partisi iktidarında Orhangazi’mizin gerçek spor kulüpleri hak ettiği değeri görecek, desteği alacak. Hiçbir evladımızı bir diğerinden ayırmayacağız” ifadelerini kullandı. Sporun siyaset üstü olması gerektiğini savunanların önce destek ve imkan dağıtımında adil olup olmadıklarını sorgulamaları gerekir. Çünkü bir kulübe sınırsız ilgi gösterilirken diğerlerinin görmezden gelinmesi, başarıyı değil ayrıcalığı ödüllendirmek anlamına gelir. Bir notu da biz düşelim; yıllardır kulislerde konuşulan, bazı fabrika ve işletmelerden ruhsat, imar veya çeşitli bürokratik süreçler üzerinden bağış talep edildiği yönündeki iddialar da günü geldiğinde bütün yönleriyle konuşulacaktır. Bugün susanlar, yarın konuşmak zorunda kalabilir. O gün geldiğinde bazı isimlerin bülbül gibi öteceğini şimdiden not düşmekte fayda var. Çünkü bülbüllerin nasıl öttüğünün ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır.
KÜLTÜR GEZİSİNDE KIRILAN İÇKİ ŞİŞELERİ!..
Bir düşünün... Bir dernek gezi düzenliyor. Geziye gitmeden önce dünya kadar içki siparişleri alıyor, ücretlerini peşin topluyor, organizasyonu yürütüyor. Sorsan kültür derneğinin kültür gezisi. Herkes dönüşte teslim alacağı ürünleri bekliyor. Sonra bir haber geliyor; ortada ne ürün var ne de siparişlerin kendisi. Çünkü bütün şişeler kırılmış! Ne kadar ilginç değil mi? Yüzlerce kilometrelik yolu aşan ürünler, tam sahiplerine ulaşacakken birdenbire yok oluveriyor. İşin daha ilginç tarafı ise geriye sadece kırık şişeler değil, cevabı verilmeyen soruların kalması. İnsan ister istemez merak ediyor; bu kadar talihsizlik aynı anda nasıl yaşanabiliyor? Ama fazla da sorgulamamak lazım. Sonuçta bu sadece bir hayal, bir senaryo, bir varsayım... Mesela dedik. Böyle şeyler olur mu? Olmaz demeye insanın dili varmıyor. Çünkü burası Orhangazi.




