Evliya Çelebi’nin Gözünden İznik Gölü İZNİK GÖLÜ EFSANELERİ

“Kalenin batı kısmındadır. Batıdan Gemlik kasabası körfezine bir ayağı akar. Çevresinde kırk beş parça bağ ve bahçeli, camili, hamamlı, çarşılı köyler vardır. Göl içinde otuz adet balık avlıyan kayık bulunur. En fazla derinliği yirmi kulaçtır. Gölün dört tarafını bir kimse atla bir günde dolaşır. Suyu gayet güzel olduğundan yetmiş türlü balık yetişir. Bunlardan İlhaniye, Ege ve sala balıkları meşhurdur. Hiç kokuları yoktur. Gayet güzel çorba ve tavaları olup kolay hazmedilir. Aynı zamanda çok besleyicidirler. Balıkçılar avladıkları balıkları Yenişehir’e, Gemlik’e ve Pazarköyü’ne (Orhangazi) götürüp satarlar.
Şehrin halkı çamaşırlarını göl suyunda yıkarlar. Hiç sabun sürmedikleri halde yine bembeyaz olur. Bu gölde bir atı yedi gün yıkasalar ve suyundan içirseler eti ve yağı semiz olur. Bu gölde bulunan pullu balık gayet lezzetli olur. Ama tepesinde iki sivri kemik olur ki onu kırmak lazımdır. O kemikler çıkarılmadan pişirilirse balığın eti yemyeşil olur. Yine bu kemiği diğer diri bir balığa saplasalar vücudu mahvolur. Bunun için bu gölde bulunan diğer balıklar kemikli balıktan korkarlar.
İznik şehrinin kıble tarafında ve Arnavud dağının arkasında Bursa Yenişehir’i bulunur. Lodos tarafında, göl aşırı deniz kenarında Gemlik kasabası vardır. Batı tarafındaki Pazarköyü kasabasının minareleri görünür. Doğu yönünde Geyve beş saatliktir. İşte Yenişehir bu kasabaların arasında olup (Engürücük) ve Lefke kasabalarına dokuz saattir.”
“İstanbul’da Hagia Sophia Kilisesi’nin kubbesi örülürken bir türlü tuğlaları birbirine tutturamayan mimarlar, Arabistan’a Müslüman meslektaşlarına elçiler göndererek yardım talep ederler. Hz. Muhammed (sav) Efendimiz, bir fındıkkabuğuna mübarek tükrü şeriflerini tükürerek gelene verir. “Bunu kullansınlar” der. İstanbul’a yetiştirebilmek için hızla yol alan atlılar İznik’in yanından geçerken kabuğu yere düşürür ve içindeki mübarek tükrü şerif dökülerek bu gölü oluşturur.”
“Bir başka efsaneye göre yörede yapılmakta olan bir camiiye yüksek bir minare ilave edilmeye başlanır. Minarenin taşlarını birleştirmekte olan usta, ellerini göğe kaldırarak Allâh’ın kendisine yardımcı olması için duâ eder. Kendisine bir parça harç gönderilir. “Bunu kullan ama sakın yere düşürme!” diye uyarılır. Usta bu harcı malası ile dikkatlice kullanarak işini bitirir. Son taşı da yerine koyduktan sonra sevinçle ve el alışkanlığıyla malasını sallar. Malada kalan ufak bir parça harç yere düşer ve hızla çoğalarak bugünkü gölü oluşturur.”
“Halk arasında bir deprem, bir harp, bir sel felaketi öncesinde gölün ses verdiği kabul edilmektedir. Bunu duyduklarını anlatanlar vardır. Aslında gölün altındaki büyük yarıklar birden oluşan su kaçakları büyük gürültü ve yer sarsılıyormuş gibi uğultular oluşturabilmektedir. Göllüce (Balarım) Köyü açıklarında büyük girdaplar, anaforlar oluşturmaktadır. Yunan istilası öncesinde de gölde büyük uğultular oluştuğu yaşlılarca anlatılmadır. Gölün bu özelliği dolayısıyla uzun yıllar halk, çocukların göle gitmemesi için “Göl sizi yutar” şeklinde engellenmiştir.
“Balıkçılara göre, İznik Gölü’nün altında batan bir kent vardır. Suyun berrak, havanın durgun olduğu günlerinde minareleri çıplak gözle görürlermiş. Bu söylence yüzyıllardır süregelir. Hatta, 16. yüzyıl ünlü tarihçilerinden Hoca Sadettin Efendi’nin Tacü’t-Tevarih adlı kitabında, gölün içindeki kenti, Nuh’un (as) oğlu Sam’ın, Tufan’dan sonra kurduğunu yazar. Aslında söylencenin bu denli yaygın olması boşuna değildir. Bu söylencenin kaynağı, gölün batısında bulunan antik Basilinopolis kentinin iskelesidir. Nitekim son yıllarda suyun düzeyi düşünce, gölün yüz metre kadar içinde kemerli ve kesme taş ile yapılmış antik iskele ortaya çıkmıştır. 1950’li yıllardan önce ise bu kalıntılar, kıyıdan 1 km kadar uzakta olduğu düşünülürse, balıkçıların bu söylenceyi çıkarmakta hiçte haksız olmadığı anlaşılır.
Yılın kurak aylarında su çekilince ortasında bir takım büyük yapılar meydana çıkar. Bunların Nuh aleyhisselâm’ın oğlu Sam’ın yaptırdığı binaların kalıntısı olduğu söylenir. Sam’ın Tufandan sonra İznik’i kurarak burada yerleştiği meşhurdur.




