Yırtılıp İznik Gölüne atılan projeler

27 Mayıs 1960'tan bu yana kalan en önemli anılardan biridir şüphesiz yırtılıp atılan projeler. Yeniden İznik Gölünün bölgeye kazandırılması sık sık gündeme gelirken geçmişte n derece siyasi kine kurban olduğunu da bu özel haberde okuyacaksınız.
Bugün sizlere ilk kez 27 Mayıs İhtilalı ile ilgili özel fotoğrafları ve o dönemi yaşayanların anılarını aktaracağız. Dönemin belediye Başkanı Hüsnü Tozkparan'ın Orhangazi Cumhuriyet Meydanında tutuklanmasının fotoğraflarını ilk kez Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Tarihçi Yazar Muharrem Değirmen'in arşivinden yayınlayacağız ve dönemi Marmarabirlik Genel Müdürü iken iyi bir şekilde yaşayan Necip Ertaş'ın anılarına kulak verirken ihtilal olup her yerde aranan, bulunamayan Tozkoparan'ın 27 Mayıs Hikayesi ve İznik Gölünün de aldığı bir darbeyi paylaşacağız. Hayatta iken Necip Ertaş, tarafından Muharrem Değirmen'e anlatılan 27 Mayıs ve Orhangazi anılarından bir kısmını bu yazıda sizlerle paylaşıyoruz.
Milli Birlik Komitesi Üyelerinden olan Üsteğmen Numan Esin " 24 Eylül 1960" günü memleketi olan Biga'dan hareketle Karacabey Harası'na geldi. Kendisini vilayet hududunda Vali Emekli General Danyal Yurdatapan karşıladı. Bu karşılama görmeye değerdi. Danyal Yurdatapan daha bir ay önce 3. Ordu Komutanlığından emekli olmuş bir Korgeneraldi. Karşılamak zorunda kaldığı ise bir üsteğmendi. Numan Esin arabadan inice Danyal Yurdatapan ona doğru yürüdü. Numan esin elini sıkmadan önce karşısında "hazır ol" durumuna geçerek selam verdi. Ondan sonra kucaklaştılar. Ama Yurdatapan'ın bu kucaklaşmayı pek içten yapmadığı belli oluyordu. Geceyi Hara'da geçiren Numan Esin ertesi sabah Bursa'ya geldi ve Mülki ve Askeri erkan tarafından karşılandı. Ertesi gün Gemlik-Umurbey –Orhangazi-İznik-Yenişehir üzerinden Bilecik'e gidilecekti. O zaman çalıştığım Hürriyet Gazetesinden aldığım talimat üzerine Numan Esin'i takip ediyordum. Sabahleyin hareket etmeden önce Fabrikatör Necati Kurtcan vilayete gelerek Numan Esin'den fabrikaya uğramasını rica etti. Fakat Numan Esin "programı yüklü olduğu için uğrayamayacağını" belirtince Necati Kurtcan Bursa Sanayicilerinin içinde bulunduğu durumu belirten bir dosya verdi. Kafile hareketle ilk önce Gemlik'e geldi. Numan Esin meydanda hazırlanmış bir kürsüden halka hitap etti. Daha sonra Umurbey'e çıktık. Numan Esin'in Umurbey'e çıkışı önemli bir olaydı. Çünkü devirdiği "DP" iktidarının başı Celal Bayar bu köylüydü. Herhangi bir olay olur diye sıkı güvenlik önlemleri alınmıştı. Çok az sayıda Umurbeyli Numan Esin ' soğuk bir şekilde karşıladı. Köy kahvesinin önüne oturan Numan Esin halka çok yumuşak bir konuşma yaparak "Müdahaleye mecbur kaldıklarını" söyledi. Numan Esin gelirken olduğu gibi, giderken ne bir alkış ne de yaşa varol sesleri olmaksızın uğurlandı. Orhangazi'de konuşan Numan Esin'i halk coşku ile alkışladı. Aşağı Sölöz köyü girişinde Numan Esin meşhur Pilot Ali Tekin'in mezarını ziyaret etti. İznik gölü kenarında kafile durdu. Numan Esin getirin bana şu dosyayı dedi. Necati Kurtcan'ın verdiği dosyayı getirdiler, elleri ile yırtarak göle attıktan sonra " Bunlar zırva şeyler. Yıllarca milletin kanını emdiler şimdi bizden yardım istiyorlar." dedi. Numan Esin'in hareketi soğuk bir havanın esmesine neden oldu. İznik'te yapılan konuşmalardan sonra, Yenişehir'e geçildi akşamüstü geç vakitte Bilecik'e vardık. Numan Esin ve biz gazeteciler Orman İdaresi binasında geceliyorduk. Yemekten sonra gazeteci arkadaşlarım Milliyet'ten Ümit Deniz, Vatan'dan Babür Ardahan, ben ve Numan Esinyalnız kalınca bir durum değerlendirmesi yaptık. Numan Esin "Halkın kendisine gösterdiği ilgiden memnun görülüyor."ve bu " Sevgi ve güvenin devam edeceği umudunda" olduğunu söyledi. Ben ve arkadaşlarım Numan Esine " Bu durumun geçici olduğunu ve aldanmamalarını, seçimi bir an önce yaprak yönetimi sivillere bırakmalarını" söyledik. Fakat, Numan Esin " Güvenin ve sevginin devam edeceğini" iddia ediyordu. Bunun üzerine ben dayanamayarak " Sayın Esin yanılıyorsunuz. Şimdi ilgi sırtındaki elbiseye ve yetkinden ileri geliyor. Siz askersiniz politikayı bilmiyorsunuz. Bilmediğinizde bu gün bir sanayicinin size verdiği öneri dosyasını yırtıp göle atmakla gösterdiniz ve çok yanlış yaptınız." Deyince Numan Esin kızardı ve "Hayır bunlar milletin kanını emen ahtapotlardır." Deyince ben devam etmek zorunda kaldım. "Yanılıyorsunuz. Çünkü Necati Kurtcan bir tezgâhtan fabrikatörlüğe kendi emeğiyle yükselen bir kişidir. Memleketimizin bu gibi girişimcilere ihtiyacı var. Siz hangi yöntemle kalkınacağınızı düşünüyor musunuz?" dedim. Esin " Yakında görüsünüz." Cevabı hiçbirimizi tatmin etmedi. Bir zaman sonrada Numan Esin ve 13 arkadaşı bir operasyonla Milli Birlik Komitesinden uzaklaştırılarak yurtdışına gönderildiler.
ERTAŞ ANLATTIKÇA GÖZLERİ DOLUYORDU
27 Mayıs ihtilalinde Marmarabirlik'te Genel Müdür olan Rahmetli Necip Ertaş vefatından önce ilk ve son röportajını Tarihçi Gazeteci Yazar Muharrem Değirmen'e vermişti. Ertaş, ülke için bir şeyler yapmaya çalışan Adnan Menderes ismini andıkça gözleri buğulanıyor ve dudaklarından; "Memleket kalkınmıştı" cümleleri dökülüyordu. Ertaş; "27 Mayıs darbesi Demokrat Parti iktidarına karşı yapıldı. Çok partili hayatın diğer aktörleri olan Cumhuriyet Halk Partisi ve Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi siyasi faaliyetlerine devam ederken, Demokrat Parti bu haktan mahrum edildi. Darbe sonrası içlerinde Başbakan, bakanlar, milletvekilleri, il ve ilçe yöneticileri olmak üzere yaklaşık 500 Demokrat Parti üyesi tutuklandı. Yüksek Adalet Divanı adında bir yüksek mahkeme oluşturuldu. Bu mahkeme bir yıl süren yargılama süreci sonrasında Demokrat Parti üyelerine ölüm cezası ve müebbet hapis de dahil çeşitli cezalar verdi. Ölüm cezasına ve müebbet hapse çarptırılmış eski DP'li Cumhurbaşkanı, bakan, milletvekili ve yönetici, eski Demokrat Parti tabanının zorlaması, memleketin normalleşme ihtiyacı ve aflarından siyasi rant bekleyen yeni ve eski partilerin çabaları sonucu birkaç yıl sonra ağır cezalarından affedildiler. Bazıları da sağlık sorunları nedeniyle daha önce salıverilmişti. Özgürlüklerine kavuştuktan sonra da bu defa kendileri siyasi haklarını, iade-i itibarlarını elde etme mücadelesi verdiler. Ölüm ve hapis cezalarından kurtulmalarına rağmen, siyasi partilere üye olma, milletvekili seçilme hakları ve hatta siyasette yer almadan önce sahip oldukları mesleklerini(örneğin doktorluk gibi) yapabilme hakları ellerinden alınmıştı. İktidar ve muhalefet partilerinin anlaşmaları sonucu çıkarılan siyasi aflarla önce mesleklerini yapabilme hakları, sonra siyasi haklarını elde ettiler. Araya 12 Mart ve 12 Eylül darbelerinin girmesiyle bu çok zorlu ve uzun bir süreçte gerçekleşti. Eski DP'liler siyasi haklarını elde etme yanında merkez sağı yeniden Demokrat Parti çatısı altında birleştirmeyi hedeflediler. Kendilerinden koparak kurulan yeni ve güçlü partilerin ve bunların yeni kuşak seçmenlerinin olması nedeniyle bu hedefleri istedikleri şekilde gerçekleşmedi. Muharrem Değirmen-Özel haber




